Artık bir çok hayvan sever sadece kendi hayvanlarını değil sokaktaki hayvanlarını da düşünüyor. Sokaktaki hayvanlara su kapları koyuyor ve değişik mamalarla veya yemeklerle beslemeye çalışıyor.

Tüm bu iyi niyetle ve sevgiyle yapılan faaliyetler sırasında hem çevre sağlığını korumanız, hem çevrenizden daha az tepki çekmeniz hem de hayvanlara yararlı olmaya çalışırken zarar vermemeniz için bazı önerilerim olacak:

  1. Sokaklarda yaşayan kediler ve köpekler eğer yavru değillerse günde 1 defa beslenerek hayatlarını rahatlıkla idame edebilirler. Fazlası kilo almalarına ve ya zayıflamalarına neden olabilir.

  2. Sokak hayvanlarına vereceğiniz yiyecekleri sürekli aynı kirli kaplara koyduğunuzda bir önceki yiyeceklerin bozulması ile oluşan bakteriler yeni yiyeceklere de bulaşacak ve hiç yoktan kediler veya köpekler ishal vb sorunlar yaşayabileceklerdir.

  3. Tüm hayvanlara verilecek gıdalar, taze, bozulmamış olmalı ve çok yağlı, baharatlı, salçalı vb  çok sıcak veya çok soğuk olmamalıdır. En uygun besleme

  4. En uygun besleme kuru mamalardır ama onlarda da ucuz olsun diye aşırı ekonomik mamalardan çok fazla miktarda vermek yerine elinizden geldiği kadar daha iyi mamalardan daha az az besleme hayvanların sağlıklı kalmasını sağlar. Unutmayın çok yemek ihtiyaçlarını iyi karşılamak değildir.

  5. Özellikle balıkların ayıklanması sonucu iç organlarının hayvanlara verilmesi son derece sakıncalıdır. Balığın en kolay kokuşan ve hayvanları zehirleyen kısmı iç organlarıdır.

  6. Sokak hayvanları açta olsa her şeyi yiyemezler. Açken onlara vereceğiniz hatalı bir besin ona iyilik yerine kötülük yapacak ve siz fark edene kadar ishalden ölebilecektir.

  7. Sokak hayvanlarını beslerken mümkün olduğunca az az mama veya besini birbirinden uzak bir çok yere koymalısınız. Unutmayın hayvanların arasında besin konusunda inanılmaz bir rekabet vardır ve tek bir yere koyduğunuz yiyeceğin başına oturan güçlü bir kedi veya köpek diğer ihtiyacı olan zayıfları kovalar ve aç kalmalarına neden olabilir.

  8. Sokak hayvanlarını beslerken mümkün olduğunca görüntü ve çevre kirliliğine neden olmamalıyız. Genelde alışkanlık olan çöp konteynırlarının yanında besleme yapmak yerine parklar, yeşil alanların kuytu köşelerine alıştırıp hayvanların çöp çevresinde toplanmasına ve hastalıklarla karşılaşmasına engel olabiliriz.

  9. Evinizde beslediğiniz hayvanların nasıl pisliklerini topluyor, mama ve su kaplarını temiz tutuyorsanız sokakta beslediklerinize de aynı özeni gösterirseniz çevreden daha belki çevreden daha az tepki görebilirsiniz.

  10. Sokakta besleme yaparken onlarca kedinin bir arada beslenmesi yerine uzak mesafelerde daha az sayıda gruplar oluşturmalarını sağlamaya çalışmalısınız. Bir sokakta insanların benimsediği bir köpek varken hiç şüphesiz ki sayının 2’ye hatta 3-4’e çıkması mahalle sakinlerinin rahatsız olmalarına neden olacaktır. Ayrıca köpekler sayıları arttıkça sürü psikolojisi ile davranıp siz istemeseniz de bölge koruması yapacak ve havlama veya yabancılara saldırma sonucu sorunlara neden olacaklardır.

  11. Çevrenizde beslediğiniz sokak hayvanları ile ilgili Belediye Veteriner Poliklinikleri ile sürekli bağlantıda olup kısırlaştırma, tedavi vb yapılması gereken durumlarda Veteriner hekimlere ve diğer çalışanlara yardımcı olmanız en doğru davranıştır.

  12. En önemli uyarı : Hayvanları ne kadar bir araya toplarsanız o kadar çok hastalıkları birbirlerine bulaşır. Gurup halinde yaşayan bir kedi topluluğu içine bir tane FIP (Yada Corona virus) veya başka viruslu kedi girse tüm kedilere çok rahatlıkla hastalığı bulaştırır. Benzer şekilde Köpeklerin bir arada yaşadığı kalabalık topluluklarda özellikle leishmania, E. Canis , uyuz, parvo, distemper vb viruslar ve benzeri hastalıklar kolayca tüm sürüye bulaşabilir.

Sokak hayvanlarını beslerken
İnsana Aşık Bir Hayvan

Bir sokak köpeği düşünün; bir köşede annesi bin bir zorlukla doğurur, büyütür, 1.5- 2 aylıktan itibaren gerçekten tam bir öksüzdür.
Annesi ve kardeşleri ile bir bağlantısı kalmaz. Sokaklarda hayat mücadelesi başlar. Sokak köpeği hüzünlü bakar.
Hüzünlü bakmasının nedeni açlıktan değildir. Bir sahibi olmadığı için öyle bakar. Çünkü köpekler insanlara aşık, inanlara bağımlı, insansız yaşayamayan tek canlıdır. Bir canlı daha düşünün insanla ilişkisi açısından köpeğe benzeyen? Kedi mi? At mı? Muhabbet kuşu mu? Hayır, köpek hariç tüm hayvanlar insan dostluğu olmasa da yaşar.
Yada bir insanla dost olamadığı için mutsuz olmaz. Ama bir köpek bir sahibi olana kadar yapayalnızdır. Sokakta rastladığınız zaman, başını okşadığınız veya azıcık önüne duraksadığınız bir köpek yavrusunun hemen peşinize düşmesi bundandır işte. Belki de gerçekten açtır ama sizin peşinize aç olduğu için değil, onu sevecek, başını okşayacak, onunla konuşacak, bahçesinde veya evinde yatıp koruyacağı bir sahip arayışıdır.

Yaban hayvanları evcil olamaz

Değişik zamanlarda önüme düşen veya bir kedinin ağzından çocukların kurtardığı serçe, karga, kerkenez, çulluk veya baykuş yavruları kliniğimize gelir. Arada sincap, sansar yavruları vb bir çok yaban hayvanı duyarlı hayvan severler tarafından kliniğimize getirildiğinde hep çabamız bu yaban hayvanını en kısa sürede kırığını veya hastalığını iyileştirip veya yavruysa ölmeden serpilmesini sağlayıp doğaya salmaktır. Bir yaban hayvanı ile karşılaştığınızda bu hayvana zarar vermeden ya Çevre Orman Müdürlüklerini veya veteriner hekimleri aramalısınız.
Asla bu hayvanları kafeslere kapatıp ya da evcilleştirip uzun süre beslemeyi düşünmeyin.
Çünkü yaban hayvanlarının çoğunu beslemek yasalarla ve ciddi cezalarla yasaklanmıştır.
Onlar doğaya aittir, bize değil!

Yazılarımız Veteriner Hekim Kutlu Dayıoğlu tarafından kaleme alınmış olup telif hakkına sahiptir. İzinsiz kopyalanması,başka yerde yayınlanması yasaktır,tespit edilmesi halinde yasal yollara başvurulacaktır.

© 2023 by The Animal Clinic. Proudly created with Wix.com