top of page

Yazılarımız Veteriner Hekim Kutlu Dayıoğlu tarafından kaleme alınmış olup telif hakkına sahiptir. İzinsiz kopyalanması,başka yerde yayınlanması yasaktır,tespit edilmesi halinde yasal yollara başvurulacaktır.

Köpekler için mutlaka tasma kullanmalıyız

Tabii ki insanla köpek arasındaki bağı oluşturan öncelikle sevgi ve dostluktur. Ama köpeğimizin kontrolünü sağlamak, onu eğitmek ve korumak için başka bir bağ daha gereklidir.
Bu da çeşitli şekil, uzunluk ve malzemelerden yapılan tasma, kayış ve zincirleridir. Köpeklerin boynuna ve göğsüne taktığımız tasmalar sayesinde onu yakınımızda durmaya, caddelerden geçerken yavaş veya hızlı yürümesine, gerektiğinde durmasına veya koşmasına alıştırırız.
Ayrıca temel eğitim almamış köpeklerde tasma sistemi sayesinde köpeğimizin kaçıp gitmesine, başına bir şeyler gelmesine engel olmuş oluruz. Her türlü durumda dünyanın her yerinde düzenli ülkelerde olduğu gibi Türkiye'de de hem yasalar hem de normal toplumsal kurallar gereği köpekler tasmayla dolaşması kuralı koyulmuştur.
Tüm bu kanun ve kurallara rağmen hala daha ülkemizde rotweiler, Alman kurdu, doberman gibi enerjik ve bazen en azından birbirlerine ve diğer köpeklere karşı saldırgan olabilen köpek ırkları bile sahipleri tarafından tasmasız, başıboş gezdirilmektedir.
Bu tip koruma köpeklerinin sahipleri köpeklerinin iyi huylu olduğunu söyleyerek diğer köpek sahiplerinin ve diğer insanların uyarılarına kulak asmayarak köpeklerini kontrol altına almamaktadırlar.
Ne yazık ki köpek eğitimi konusunda eğitim almadıysanız ve gerçekten yeterli bilginiz yoksa köpeğinizin serbest gezerken yapabilecekleri konusunda kesin olarak emin olamazsınız.
Sizin köpeğiniz çok iyi huylu olabilir ama bir başkasının tasmalı veya yine serbest gezdirdiği bir köpek sizin gezdirdiğiniz bölgeye girdiği zaman bir anda kavgaya girişebilirler. Bu durumda siz daha ne olduğunu anlamadan köpekler birbirlerini yaralayabilir hatta öldürebilirler.
O gerginlikte köpeklerini ayırmaya çalışan sahipleri de ciddi olarak yaralanabilirler.

Düzenli gezen köpekler daha sağlıklı olur

Köpeğinizi özellikle ilk yavruluk dönemleri ve aşıları bittikten sonra düzenli ve uzun yürüyüşlere götürürseniz, köpeğinizin kas, iskelet vb gelişimi çok daha iyi olur, sizinle iletişimi artar, diğer köpekler ve insanlarla tanışıp sosyalleşir.
Özellikle Alman kurdu, Boxer, Golden vb spor ırklarında düzenli ve aynı saatlerde gezdirilen köpekler ırk özelliklerinin olabileceği en güzel gelişmeye ulaşırlar. Bu geziler sırasında köpeğinizi motive edecek bazı sevdiği oyuncakları yanınıza alırsanız çok daha verimli eksersizler yaptırabilirsiniz. Uygun geniş alanlarda çevreye rahatsızlık vermeden serbest bırakarak oyunlar oynamak, birlikte koşmak ve çimlerde yuvarlanmak, köpeğinizle sizi birbirinize yaklaştıracak ve dostluğunuzu sağlamlaştıracaktır

Pekingese gibi köpeklerde gözlere dikkat etmelisiniz

Gözleri dışarıya doğru çıkık köpek ırklarında gözler çok hassas ve tehlike altındadır. Özellikle Pekingese, Lhasa Apso, Chihuahua, French buldog, Pug gibi ırkların gözleri çok kolay çizilebilir ve yaralanabilir. Bu tür bir köpeğiniz varsa çalılık, hatta otluk alanlarda gezdirirken dikkatli olmalısınız. Ayrıca herhangi bir çizilme veya yaralanmayla ilgili bir durum olmasa bile gözdedeki en ufak bir sulanma veya çapaklanmayı ciddiye almalı ve veteriner hekiminize acil olarak muayene ettirmelisiniz. Asla evdeki göz ilaçlarından birisini veteriner hekime başvurmadan kullanmayınız.

Köpeğimi yavrulatmak istiyorum

Birçok safkan ırk köpeği almak istediğinizde değişen fiyatlarda para ödemek zorunda kalırsınız. Bu sadece Türkiye'de değil tüm dünyada böyledir. Yüksek bir bedel ödeyip bir köpek alan bazı insanlar bu işin karlı olduğunu düşünüp dişi köpeklerini yavrulatma ve benzer fiyatlara satma planları yaparlar. Bazen de kızım annelik içgüdüsünü tatsın diye de yavrulatmak isteyenler olur. Ne yazık ki dişi bir köpeğin doğumu, sonrasında yavruların bakımı ve yavruların elden çıkarılması aşamalarında göz ardı edilen çok fazla faktör vardır. Bir örnekle açıklamak istersem: Bir Golden Retriever'i üretip satmak veya annelik duygusunu tatsın diye yavrulattığınızda şunu hiç bir zaman unutmayın 6 ile 9 arası yavru doğurur. Ve çoğunlukla da 9 yavru doğurur. Gebelik 63-68 gün sürer ve arkasından da 45 gün kadar emzirme dönemi vardır. Bu dönemde anneyi ve sonlarına doğru da hem anneyi hem de yavruları çok kaliteli mamalarla beslemek zorundasınız. Eğer safkan ırkları bu şekilde beslemezseniz annede sorunlar çıktığı gibi, yavrularda da ilerleyen yaşlarda beslenme eksikliğine bağlı kalça çıkığı, raşitizm gibi ortopedik hastalıklardan, gelişme geriliklerine kadar bir çok sorunlar ortaya çıkar.

 

EV ORTAMINDA ÇOK ZOR

Yavrular çok kısa sürede gelişip, havlamaya ve etrafa tuvaletlerini yapmaya başlarlar. Bu durum ev ortamında çok fazla ama bahçede bile zorluklar yaratmaya başlar. Diyelim bunların hepsini hallettiniz. Bu sefer de gözünün içine bakıp büyüttüğünüz kızınızın o güzelim 9 yavrusundan sadece 2-3 tanesini kendi seçtiğiniz güvendiğiniz birilerine satabilirsiniz. 2- 3 tanesini de sevdiğiniz eş dost akrabalara hediye etseniz yine de elinizde 2-3 yavru kalır. Bu çok üzücü bir durumdur. Yavrular büyüdükçe vermek veya satmak zorlaşır. Daha önceki 2-3 tane satılan veya hediye dediğimiz de en iyi şartlarda olandır.

BARINAĞA DÜŞEBİLİR

Özetle dünya tatlısı 9 yavrunuzun duruma göre değişen sayıda olanı elinizde kalır. Bu yavruları da ya çok ucuza çok fazla sık eleyip dokumadan kim alırsa ona satar veya bedavaya sahiplendirirsiniz. Bu son gruptakiler hemen her zaman iyi yuvalar bulma konusunda şanssız olan yavrular olur. Hatta bir kısmı da ne yazık ki sokaklara ve sonunda da barınaklara düşebilir. Sonuç olarak; Lütfen köpeğinizi yavrulatmadan önce veteriner hekiminize danışınız. Sonradan üzüleceğinize, dişi köpeğinize en büyük iyiliği yapıp olgunlaştıktan sonra onu kısırlaştırınız. Unutmayın köpekler tam olarak bizim gibi değillerdir. Yani bir köpek anne olamadım diye düşünmez ve üzülmez.

Köpeğinizle iletişimde ses tonu çok önemlidir

Köpeğinizle doğru ses tonları ve zamanlamalarda konuşursanız sizi anlamak için çaba sarf edecek ve bu çaba sonucu depresyona girmeyecektir. Bu konuşma ille tatlı sesle sevgi sözcükleri ile olmayabilir. Köpek yavruları ile kliniğime gelen köpek sahiplerine ve sahibi ile iletişim kuramamış yetişkin veya genç köpeklerin sahiplerine her zaman önerdiğim gibi köpeklerimizle otoriter öğretmen veya antrenör sesi ve tonuyla konuşmalıyız.

Köpeğinizle gece geç vakit oyun oynamayın

Köpekler için her saat aktivite ve oyun için uygundur. Özellikle geceleri gezmeyi, havlamayı, koşturmayı ve sizinle oyun oynamayı daha fazla severler. Ama sizin günlük yaşam programınızda eğer gece belli saatte yatıp sabah erken kalma durumunuz varsa o zaman köpeğinizi hatta kedinizi gece oyun oynamaya alıştırmamalısınız.
En son gece yatmadan köpeğinizle son bir yürüyüşe çıkıp onun enerjisini boşaltabilir ve gece rahat ve huzurlu uyumasını sağlayabilirsiniz. Yürüyüşlere çıkmadan kesinlikle köpeğinizi tam doyurup gezdirmeye çıkarmamalısınız.
Gezi sonrası mamasını verirseniz, rahatça uyuyup sindirmesini sağlamış olursunuz.
Yavruyla ilk aldığınız günden itibaren sizin uyku vaktinize denk gelen saatlerde oynamazsanız o da sizin düzeninize uyacak ve sizi rahat bırakacaktır.

Köpekleri kızdırarak oyun oynamak sakıncalı

Köpekler birbirleriyle oynarken üstünlük savaşına girerler. Daha yavruluk dönemlerinden başlayarak köpekler oyun oynarken bir yandan da karşısındakine üstün olduğunu göstermeye çalışır. Oyunlar zaman zaman kızgın hırlamalara dönüşür ama genelde bir taraf alttan alarak diğerinin üstünlüğünü kabul eder.
Köpekler yavruluklarından itibaren bu oyunları bizimle de oynayabilirler.
Köpeklerin kendi aralarındaki hiyerarşik düzenin kurulması için içgüdüsel yaptıkları bu hırlaşmalı kavga denemeleri onlar arasındaki ilişkileri ve düzeni yerine oturturken bizimle olan ilişkisinde bu tip hareketlere karşı yapılan bazı tepkiler veya şakalar köpeğin huylarında geriye dönüşsüz yanlışlara neden olabilir.
Özellikle yemek yerken köpek yavrularını kızdırmak büyüdüğü zaman yemek yediği dönemlerde yakınından bile geçmenize izin vermeyecek derecede saldırganlığa neden olabilir. Hatta bazı durumlarda yemek yeme dönemi dışında da önündeki bir şeyi alıyorsunuz zannedip sizi, ailenizden birisini veya bir yabancıyı çok ciddi bir şekilde ısırabilir.

Yavruyken Engellenmeli

Bazı köpekler bulundukları alanı veya yattıkları yeri diğer köpeklere karşı korumak ister. Benzer bir davranışı yavru köpek size de yapabilir. Yavruyken hoşunuza giden "Bak sen şu yaramaza!" deyip güldüğünüz bu davranış da büyüdükçe pekişip, köpek bir koltuğa yatıp siz yanına oturduğunuzda sizi hırlayarak hatta saldırarak kaldırmaya çalışmasına kadar giden davranışlar oluşturabilir.
Bazen eşlerden birini diğerinden kıskanma gibi görünen sahibini koruma davranışları da hoş karşılanmayıp daha yavruyken engel olunması gereken davranışlardır.
Bu davranışı yavruyken engellemediği için eşinden ayrı yatmak zorunda kalan çiftlerin varlığını ben biliyorum.
Bu anlattığımız davranışlar büyük köpeklerde görüldüğünde zararları daha fazladır. Ayrıca bu davranışlar Rotweiler, Kangal, Boxer gibi büyük koruma içgüdüsü olan köpek ırklarından çok Pincher, Yorkshire, Chihuahua, Pekingese gibi minik ırklarda görülür. İleride şikayetçi olacağınız, sizi rahatsız edebilecek davranışlara köpeğinizin alışmasına izin vermezseniz hem siz hem de o daha rahat yaşayacaktır.

Köpeğime sahte kemik vermeli miyim?

Köpekler doğaları gereği çenelerinin kuvvetlenmesi için dişlerinin çıkmaya başladığı ilk yavruluk dönemlerinden itibaren sürekli bir şeyleri kemirmek zorundadırlar. Doğada yaşayan kurtlar yakaladıkları avlarının tamamını parçalayıp, çiğneyerek yerler.
Kurdun avladığı herhangi bir avdan geriye pek bir şey kalmaz. Avını yerken bu arada en sert kemikleri bile kırıp çiğneyip yutabilir. Köpekler de ataları kurtlar gibi kemik vb kemirme eğilimindedirler.
Köpeklerin evcilleşmesi ile birçok özellikleri ataları olan kurtlardan farklılaşmış da olsa avlanma, ısırma, kemirme vb özellikleri ırklardan ırklara değişen düzeylerde üretilen safkan ırklara da taşınmıştır.
Köpeğimizin kemirme ihtiyacını karşılamak için preslenmiş deriden oluşan sahte kemikler köpeklere verilebilir.
Bu kemikleri köpeklerimize verirken çerez gibi kolayca yiyebileceği büyüklükte olanlarını değil kemirirken zorlanacağı ve böylece asıl amacına hizmet edeceği her köpek ırkına göre uygun boyutta deri kemikler kullanılmalıdır. Unutmayın sahte kemikleri köpeklerimize verme amacımız onların bunu yiyerek beslenmesi değil, kemirme ihtiyacını giderirken ona zarar vermeyecek bir kemiği uğraşıp, parçalayıp yemesidir.

AYAKKABILARINIZI KEMİRİR

Sahte deri kemiklerin dışında yutulduğunda zarar vermeyen ipten yapılmış ve sımsıkı sarılarak kemik şeklinde düğümlenmiş oyuncaklar, lateksten yapılma ve ısırıldığında sakız gibi dişlerin basıncından kurtulduğu için parçalanamayan oyuncaklar ya da çok sert kauçuktan imal edilmiş köpeğin kemirmekten hoşlanacağı çeşitli şekillerde oyuncaklar da köpeğinizin kemirme ihtiyacını karşılar.
Bu tip oyuncakları köpek yavrusunun 6- 8 haftalığından itibaren vermelisiniz.
Köpeğinize kemirmesi için yukarıda bahsettiğimiz uygun materyalleri vermezseniz sizin ayakkabı, terlik vb eşyalarınızı kemirecek ve zarar verecektir. Her zaman sahte kemik ve oyuncaklar TV kumandası- cep telefonu ve ayakkabıdan daha ucuzdur.

Yavru köpeği tasma ile tanıştırma

Köpek yavruları çok küçük yaşlardan itibaren tasmaya alıştırılmalıdır.
Anneden ayrıldığı 6-8 haftalık dönemlerde boynuna küçük hafif bir tasma takmak yeterlidir. Küçük köpeklere tasmasını ilk taktığınızda sinirlenecek tasmayı çıkarmaya çalışacak sık sık boynunu kaşıyacaktır.
Tasmayı ilk taktığınızda oluşan sıkıntısı birkaç gün için de geçer. Ve tasmaya alışır. Köpek boynuna takılan tasmaya tam olarak alışmadan bir kayış takıp gezdirmeye çalışmamalısınız. Eğer hem tasmayı hem kayışı takıp köpek yavrusunu çekiştirirseniz boynundan yakalanmış gibi hissedip panikler ve tasmaya alışması güçleşir.
Köpek yavruları çok hızlı büyüdüğü için bu tasmanın sıkılığını düzenli kontrol etmelisiniz.
Köpeğiniz büyüdükçe ayrıca tasmanın kalınlığı ve sağlamlığını da arttırmalısınız.
Özellikle büyük köpeklerde sağlam ve güvenli kayışlar kullanmalısınız. Unutmayın köpekle ona çarpabilecek bir araba arasındaki tek engel tasma ve kayıştır.
Köpek yavrularına küçük tasmalarını taktığınızda ayaklarınızın altında dolaşırken üzerine basma tehlikesinden kurtulmak istiyorsanız tasmaya bir küçük çıngırak takabilirsiniz.
Böylece her zaman çıngırak sesi size köpeğinizin nerede olduğunu duyuracaktır.
Ama geceleri çıngırak sesi hem sizi hem yavruyu rahatsız edebileceği için uyumadan önce çıngırağı çıkarmanızı tavsiye ederim.

Ödüllendirirken obez yapmayın

Köpek eğitiminde ödül olarak köpek bisküvisi ve diğer yiyecek ödüllerini kullanmak hemen her zaman kolay bir şartlanma eğitimine ve hızlı bir öğrenmeye yardımcı olur.
Köpeklerinize bu yiyecek ödüllerini kullanırken eğer fazla miktarda vermeye başlarsak günlük ihtiyaçlarının dışında ekstra kalori almaya başlarlar. Bu durumda bazen çok kısa sürede bazen de daha uzun sürelerde köpeğiniz normal kilosunun üzerine çıkmaya başlar. Eğer bir de az eksersiz yapıyorsa bu kilo artışı çok daha hızlı olur ve kilo vermesi de aynı hareket ve beslenme şartlarında kaldığı sürece çok zordur.
Ayrıca şartları değiştirmeden sadece light mama vererek köpeğinizin obez olmasını engelleyemezsiniz.
Köpeğiniz obez olması da başta şeker hastalığı olmak üzere bir çok soruna neden olacağı için çok önemlidir.
Lütfen köpeğinizin kilosunu ciddiye alınız.

Köpeğinize küsmeyin

Köpeklerdeki davranış problemleri aranızdaki dostluğun kurulması önünde bir engel oluşturur. Bu davranış problemlerinin hepsinin altında köpeğinizin yerine getirilmemiş bir ihtiyacı vardır. Karşılıklı güven, bilgi ve biraz çaba ile çözümlenmeyecek bir problem yoktur. Yeter ki siz köpeğinize kızıp, ona küsüp haksız yere cezalandırmayın. Her zaman;
"Acaba nerede hata yapıyorum?", "Beni neden anlamıyor?", "Ona nasıl anlatabilirim?" diye düşünmelisiniz.
Köpeğinizden istedikleriniz ve ona davranışlarınız düzenli değilse ve hatta tutarsız ise köpeğiniz sizi anlayamayacak, ne istediğinizi çözemediği için kafası karışacak ve istenmeyen davranışlar oluşturacaktır.

Kusmayı ciddiye almalısınız

Köpekler çok az bir mide bulantısı veya rahatsızlıkta kolayca kusabilirler. Kediler ise nadir kusarlar. Her iki evcil hayvanda da sık sık görülen kusmaları normal olarak kabul etmemelisiniz. Sıklaşan kusmalar enfeksiyon hastalıklardan, böbrek rahatsızlıklarına, yabancı cisim yutmadan tüy yumağı sorunlarına kadar bir çok nedenle oluşabildiği gibi gastritler veya ülserler nedeniyle de oluşabilir. Ciddiye alınmayan kusmalar dostunuzu geriye dönüşsüz duruma kadar getirebilir. Gün içinde bir iki kere kusan bir kedi veya köpeğinizi gözlem altına almalısınız.
Devam eden kusma durumunda ve halsizlik vb görülüyorsa mutlaka veteriner hekimle bağlantıya geçiniz.

Bazı köpeklerde göze dikkat

Gözleri dışarıya doğru çıkık köpek ırklarında gözler çok hassas ve tehlike altındadır. Özellikle Pekingese, Lhasa Apso, Chihuahua, French buldog, Pug gibi ırkların gözleri çok kolay çizilebilir ve yaralanabilir.
Bu tür bir köpeğiniz varsa çalılık, hatta otluk alanlarda gezdirirken dikkatli olmalısınız. Bu tip köpeklerin kediler tarafından tırmalanarak da gözlerinde ciddi yaralanmalar olmaktadır. Asla evdeki göz ilaçlarından birisini veteriner hekime başvurmadan kullanmayınız.

bottom of page