Muhabbet Kuşları Konusunda Bilgiler ve Tavsiyeler
Muhabbet kuşları yıllardır inanılmaz değişik renkleri ile evlerimizi süsleyen, cıvıl cıvıl ötüşleri ile ve bir çok papağana taş çıkartacak kadar çok kelimeyi düzgün konuşabilmeleri ile ailemizin neşe kaynağı olmuşlardır. Bu kuşların anavatanı Avustralya ovalarıdır ve bulundukları doğal ortamlarında evcil olarak üretilenler kadar değişik renk ve çeşitlerde bulunmazlar. Genel olarak doğadaki bir çok hayvanda olduğu gibi kamufle olabilecekleri yeşil, gri ve siyah renklerde olan sayıları binleri bulabilen sürüler halinde yaşarlar. Arada farklı renklerde mutasyona bağlı bireyler çıksa da ne yazık ki doğanın acımasızlığı nedeniyle bu farklılık av olmalarına neden olur ve renkler basit yeşil ve tonlarında nadir olarak da mavi vb renklerle sınırlı kalır. Kafeslerimizde sıkça beslediğimiz albino dediğimiz kırmızı gözlü renk pigmenti taşımayan varyeteler ve Lutino dediğimiz yine kırmızı gözlü albino benzeri ama tüm vücut limon sarısı olan bireyler doğada hayatta kalamazlar. Kamuflaj için uygun olmayan bu renkler bir çok yaban hayvanında olduğu gibi doğada negatif özellik oluşturup avcılar tarafından ilk olarak dikkat çekmelerine ve avlanmalarına neden olur.
Muhabbet kuşları doğadaki yaşamlarında bir çok tohum, meyve ve filizlenmiş yemleri tüketirler. Özellikle yavrulama zamanlarında böcek ve kurtçukları da tükettikleri olur. Yine doğadaki yaşamlarında sürüler halinde yüzlerce çiftin dip dibe ağaçlara oydukları oyuklarda yumurtlar ve yavrularına bakarlar.
Evinize yeni bir muhabbet kuşu yavrusu aldığınızda önce ona ortama alışması için biraz zaman tanıyın.
Yaklaşık bir hafta sonra kafesini evin içinde sizin en çok vakit geçirdiğiniz bölümlerde bulundurun. Örneğin televizyon seyrederken o da yakınınızda bir sehpada vb dursun. Böylece sizin seslerinize ve hareketlerinize alışmaya başlayacaktır.
Artık sizden korkmadığını fark ettiğinizde çok yavaş hareketlerle elinizi kafesin içine sokarak orda kalmasına alıştırabilirsiniz. Elinize çok az yem koyarak, hareketsiz durup sabırla beklerseniz, yavaş yavaş elinizden yem yemeye başladığını göreceksiniz.
Tüm eğitimlerde en önemli nokta asla acele etmemek ve sabırlı olmaktır.
Muhabbet kuşunuz size iyice alışana kadar asla kafesten dışarıya salmayınız. Kaçan bir kuşu kovalamak ve yakalamak için yapacağınız her hareket sizden aşırı korkmasına ve tekrar size güvenmesine engel olacaktır.
Kuşların evdeki yaşamında kafesin yeri çok önemlidir.
Öncelikle kafesi koyacağınız yer aydınlık ama güneş ışığını direk almayacak bir yer olmalıdır.
Kafes arasında rüzgar cereyanı olan pencere veya kapılar arasında olmamalıdır.
Çok hafif bir cereyanda bile çok hassas olan kuşlar çabucak hastalanabilirler.
Kuş kafesinizi yetişkin bir insan yüzünün görebileceğinden daha yükseğe asmayınız.Bu konumda hem kuşunuzun durumunu sürekli takip edebilirsiniz hem de yüksekte birikebilecek kirli havayı solumak zorunda kalmaz.
Çok alçağa da asarsanız soğuk havaya maruz kalır ve kendini güvende hissetmez.
Bu arada kuşunuzun kafesini her zaman ev halkının en fazla vakit geçirdiği bir yere koyarsanız kuşunuz daha sosyal olur ve kolay evcilleşir.
Muhabbet kuşunun yuvasının boyutları önemlidir.
Muhabbet kuşları doğada ağaçlara oydukları kovuklara yumurtlarlar.
Evlerimizde yavrulatmak için ise tahtadan yapılmış uygun ölçülerde girişi delinmiş ve arkasından kontrol kapağı olan kutular kullanılır. Bu yuvalar 20-25 cm yüksekliğinde 15’e 15 taban ölçüsünde hazır olarak petshoplarda satılır. Çok küçük yuvalarda yavru almak daha zordur. Anne yuvada kuluçkaya rahat yatamaz. Büyüyen yavrularla birlikte yuvaya sıkışabilirler. Anne ve baba muhabbet kuşu yavrularını beslemekte zorlanırlar ve yuva çok çabuk dışkılarla pislenerek yavrular hastalanabilir.
Muhabbet kuşlarının yuvalarında taban kısmında bir çay tabağı büyüklüğünde derin olmayan bir oyuk olması da yumurtaların kutunun içinde yuvarlanıp kırılmasını engeller. Ahşap kutularda bit dediğimiz parazitlerin özellikle yaz aylarında çok kolay üreyebileceğini unutmayarak, parazitlere karşı uygun ilaçlar için veteriner hekiminize danışmalısınız.
Muhabbet kuşunu evde serbest bırakmak
Muhabbet kuşlarını genelde yavru olarak alır ve bir kafesle evimize getiririz. Yeni alınan muhabbet kuşunun kanat ve kuyruk tüyleri henüz uçabilecek kadar uzamamıştır. O yüzden Tüyleri iyice gelişip uzayana kadar kuşumuzu kafesinde tutmalıyız.
Bu arada çok sakin hareketlerle elinize çıkmaya veya yine elinizden yem yemeyi öğretebilirsiniz. En az 4-5 ay geçince artık tüylerini tamamladığına emin olduğumuz ve elimize gelmeye alışmış kuşumuzu artık günün özellikle ortalarına denk gelen saatlerde yaşadığı odaya salabiliriz.
Ama dikkat etmeniz gereken birkaç husus vardır; İlk salışlarınızda sadece kafesin kapısını açık bırakmalısınız, böylece kendisi çıkıp geriye dönebilir.Siz odada değilken yalnız ve serbest bırakmamaya çalışın. En önemlisi de iyice elinize alışmamış bir kuşu odaya salarak sonrada yakalamak için uğraşıp evcilleşecek kuşunuzun iyice korkmasına ve evcilleşmemesine neden olmayın.
Muhabbet kuşlarını evcilleştirmek için kanat tüylerini kesmeyiniz.
Muhabbet kuşları doğru davranıldığı ve sabırlı olunduğunda çok kolay evcilleşen kuşlardır. Ama bazı kuş sahipleri evcilleşmesi konusunda sabırsız davranarak ve kolaya kaçarak bu kuşların kanat tüylerini keserler. Uçamayan kuşlar mecburen el üzerinde kalacağı için kısa sürede elde kalmaya alışabilir. Ama bu şekilde kanat tüyleri makasla kesilmiş kuşların elden yere düşmesi durumunda hemen her zaman bacak kırıkları oluşur. Kuşlarında kırıkları en az insanlar kadar acı vericidir. Sevdiğimiz kuşumuzun evcilleşmesi için onun doğasına aykırı davranışlarda bulunup, ona haksızlık edip, incinmesine yaralanmasına neden olmayalım.
Muhabbet kuşunu neden konuşturabiliyoruz
Doğadaki tüm kuş türlerinin erkekleri yetişkin olduktan sonra kendilerine bir eş bulabilmek için şakıma dediğimiz kur yapma amaçlı ötüşlerine başlarlar. Doğada ağaçlık vb yaşam alanlarında çevrelerindeki dişi kuşların kendilerini eş olarak seçmesi için diğer erkek kuşlarla ötüş yarışmasına girerler. En sert, güçlü ve melodili öten erkekler dişi kuşlar tarafından seçilir. Nedeni ise bir erkek kuş ne kadar sağlıklıysa ve güçlüyse o kadar güzel ve sert ötebilir ve bu erkek kuşlar iyi bir döl vereceği için dişiler tarafından içgüdüsel olarak seçilir.
Evimize aldığımız ve evcilleşmesi ve konuşması için tek başına baktığımız erkek muhabbet kuşu ise rekabet edeceği diğer erkek kuşlar ortamda olmadığı için bizim sesimizle yarışmaya başlar ve böylece ilk önce bir kelime derken, yavaş yavaş onlarca kelimeyi öğrenebilir. Muhabbet kuşunun konuşması tamamen bundan kaynaklanır.
Papağanlar ise biraz daha farklıdır. Doğada diğer kuş vb sesleri taklit etme merakları yüzünden konuşmayı öğrenebilirler.
Konuşan evcil muhabbet kuşuma eş alırsam artık konuşmaz mı?
Muhabbet kuşlarının uğraşıldığı zaman eğitildiğini ve onlarca kelimeyi konuşabilecek kadar zeki olduklarını artık hepimiz biliyoruz. Özellikle bu eğitimin yapılabilmesi için birinci koşul kuşunuzun erkek olması ve ne yazık ki tek başına kalmasıdır. Yanında bir eşi olduğu zaman eğitmek çok daha güç hatta çoğu zaman imkansızdır.
Çünkü adı üstünde muhabbet kuşu çok sosyal ve çenebaz bir kuştur. Yanında dişisi veya başka muhabbet kuşları yoksa sizinle iletişim kurar, insan seslerini ve davranışlarını taklit etmeye başlar.
Bu şekilde konuşan ve evcil bir muhabbet kuşumuz varsa ve 3-4 yaşını geçtiyse artık yanına bir eş alsanız da eğitimi bozulmaz.
Lütfen eğitimli olması hoşunuza gidiyor diye onu eşsiz ve mutsuz durumda yaşatmaya devam etmeyin. Güvendiğiniz kuş satan bir petshoptan dişi bir kuş alıp bundan sonraki hayatını daha mutlu geçirmesini sağlayın ve korkmayın sizden ve konuşmaktan asla vazgeçmeyecektir. Hatta belki numaralarını eşine bile öğretebilir.
Kuşlar için en riskli günler bahar aylarındadır
Baharın gelişi ile birlikte hem havaların bir sıcak bir soğuk olması nedeni ile mevsimin değiştiği bu günler kuşlar için çok risklidir. Kuşlar bahar aylarında üşütebilirler veya direnç kırıklığına bağlı herhangi bir hastalığa kolayca yakalanırlar. Bu günlerde kuşlarımızı pencere vb cereyandan korumaya daha fazla özen göstermelisiniz. Kuşunuz kabarır, konuşmayı veya ötmeyi keserse hemen veteriner hekime götürmelisiniz.
Ayrıca havaların aniden değişmesi ile birlikte muhabbet kuşları, papağanlar ve kanaryalar vb tüm kafes kuşlarında solunu sistemi hastalığı riski artar. Bu dönemlerde kuşlarınızın bulunduğu odaları havalandırırken cereyanda kalmamalarına dikkat etmeliyiz. Kafeslerinin üzeri ince bir örtü ile örtülebilir veya her seferinde havalandırılan odadan başka bir odaya koyabiliriz. Bu arada bu dönemlerde tüy değişimine de girebilecek olan kuşlarınızın en küçük bir keyifsizliğinde yine hemen veteriner hekiminize başvurunuz.
Kuşlarımıza taze ve güvenilir su vermeliyiz.
Muhabbet kuşu, hint bülbülü, papağan, kanarya hangi tür kuşunuz varsa hepsine de çeşme suyu değil hazır damacana sulardan vermelisiniz. Bulunduğunuz şehirdeki şebeke suları ile ilgili şüpheleriniz varsa veya en azından fazla klorlandığını düşünüyorsanız kuşunuza güvenilir damacana içme sularından veriniz. Ayrıca suluklarındaki suları bitmese bile 2-3 günde bir oda sıcaklığındaki taze suyla yenileyiniz. Eğer suyuna vitamin vb ilaç koyuyorsanız her gün suyunu yenilemelisiniz ve fazla ilaç koymamalısınız.
Muhabbet kuşu beslenmesindeki yanlışlar
Bu kuşlar evimize aldığımız ve kimi zaman kafesinde kimi zamanda ev içinde serbest bizimle beraber yaşayan canlı renklere sahip ve konuşma bile öğrenebilen minik papağan diyebileceğimiz canlılardır. Bu kuşların beslenmesinde doğada yaşayan hemcinslerinin beslenmesi iyi değerlendirilmelidir. Muhabbet kuşları doğada tohumlar,filizlerle beslenirler.
Ev yaşamında çok sevdiğiniz bir sürü kelimeyi konuşabilen muhabbet kuşunuzu insan gibi görüp, ekmek,kurabiye, çay hatta kola, pilav,peynir,cips vb ile besleyebilirsiniz. Bu tür doğada asla bulamayacağı ve yiyemeyeceği besinlerle beslenen kuşlarda bu besinlerin içindeki fazla yağ, tuz ve diğer katkı maddeleri nedeni ile ciddi sağlık sorunları ortaya çıkar. Böbreklerinde hastalık oluşabilir ya da bazen lipom diyebileceğimiz yağ tümörleri ve diğer tümörler oluşabilir. Aşırı şişmanlayıp yaşam kalitesi düşebilir ve erkenden sevgili dostumuzdan ayrılmak zorunda kalabiliriz.
Tüm bu saydığım nedenlerle lütfen muhabbet kuşunuza güvenilir yerlerden aldığınız tohum karışımlarından oluşan yemlerin yanında hindiba gibi vitamini yüksek otlardan, yemleri oluşturan tohumların çimlenmiş hallerini ve elma, havuç gibi ishal yapmayan meyve sebzelerden çok küçük miktarlarda vererek beslemelisiniz.
Unutmayın onu evimize almış bile olsak o doğadaki yaşamına uygun beslenirse ancak sağlıklı ve uzun ömürlü olabilir.
Muhabbet kuşunun sağlıklı ve psikolojisinin iyi olması için temel ihtiyaçları
* Yüksek kaliteli tohumlardan oluşan yemler (Doğada yediklerine yakın bir karışım)
* Temiz ve taze su (Çeşme suyu kullanmıyoruz)
* Mürekkep balığı kemiği veya gaga taşı (Kalsiyum ve fosfor ihtiyacı için)
* Mineral tablet
* En az bir oyuncak ( sallanabilir geniş halka, merdiven, ayna vb. )
* Günlük ilgi ve konuşma
* Her gün düzenli güneş ışığı (Kışın evin içinde pencere önünde, yazın balkonda açık havada?
Muhabbet Kuşunu Evde Serbest Bırakmak
Muhabbet kuşlarını genelde yavru olarak alır ve bir kafesle evimize getiririz. Yeni alınan muhabbet kuşunun kanat ve kuyruk tüyleri henüz uçabilecek kadar uzamamıştır. O yüzden Tüyleri iyice gelişip uzayana kadar kuşumuzu kafesinde tutmalıyız.
Bu arada çok sakin hareketlerle elinize çıkmaya veya yine elinizden yem yemeyi öğretebilirsiniz. En az 4-5 ay geçtikten sonra artık tüylerini tamamladığına emin olduğumuz ve elimize gelmeye?
Muhabbet Kuşunu Neden Konuşturabiliyoruz
Doğadaki tüm kuş türlerinin erkekleri yetişkin olduktan sonra kendilerine bir eş bulabilmek için şakıma dediğimiz kur yapma amaçlı ötüşlerine başlarlar. Doğada ağaçlık vb yaşam alanlarında çevrelerindeki dişi kuşların kendilerini eş olarak seçmesi için diğer erkek kuşlarla ötüş yarışmasına girerler. En sert, güçlü ve melodili öten erkekler dişi kuşlar tarafından seçilir. Nedeni ise bir erkek kuş ne kadar sağlıklıysa ve güçlüyse o kadar güzel ve sert ötebilir ve bu erkek kuşlar?
Kafes Kuşlarında Zoonoz Hastalıklar
Kafes kuşları dediğimiz evcil kuş türleri denince akla en başta muhabbet kuşları, kanaryalar, papağanlar, ispinozlar gelir. Bu kuş türlerinin bir çoğu yıllardır üreticiler elinde kafeslerde ve salmalarda beslenmektedir. Bu kuşların üretildiği veya barındırıldığı kafes ve salmalar dış ortamdaki kuşlardan ve hastalıklardan korunmaya çalışılır. Çünkü yaban kuşlarında görülen bir çok hastalık üretim amaçlı beslenen süs kuşlarında hastalıklara ve toplu ölümlere neden olabilir.
Yerli üretim dediğimiz Türkiye’de yıllardır üreticiler elinde üretilen bu kuşlarda insanlara bulaşan hastalıkların olma ihtimali çok düşüktür.
Türkiye’de satılan kafes kuşlarının bir kısmı ise yerli üretimden değil yurtdışından ithalat belgeleri ve izinle ya da çok değişik yollarla kaçak olarak gelir. İzinli gelen kuşların çoğunluğu veteriner hekim kontrolünden geçer ve hastalık sorunu ihtimali yine azdır. İzinli gelen kuşların düzenli ve çok disiplinli kontrollerinin yapılması gerekmektedir.
Kaçak olarak her yıl Türkiye’ye ne yazık ki binlerce kuş hala daha girmektedir. Bu yolla gelen sadece kuşlar değil tüm hayvanlar kötü şartlarda küçük bölmelerde çok sayıda hayvan sıkışık olarak yolculuk ettiği için hem strese bağlı hem de birbirlerine taşıdıkları hastalıkları bulaştırarak gelirler ve satışa sunulurlar. Bu şartlarda gelen kuşlar çoğunlukla hasta olarak müşterilere satılır. Özellikle internetten hayvanı direk görmeden alan kişiler hasta kuş alma ihtimalini de göze almış demektir. Kuş alacak kişiler kendisi görerek alırken hiç kuştan anlamasa bile hasta kuşu kabarmış duruşundan, kirlenmiş tüyleri vb gibi dikkat çeken belirtilerden anlayabilir.
Kuş almayı düşünen veya başka bir hayvanı ailesine katmayı düşünenler için her zaman tavsiyem görmediğiniz ve veteriner hekim kontrolünde olmayan bir hayvanı asla almayınız.
Unutmayın doğru şartlarda bakılan, yeterli ve temiz yemlerle beslenen, hijyen ve temizlik kurallarına uyulan kafes ve salmalarda yaşayan kuşlar hasta olmazlar ve diğer kuşlara da hastalık bulaştırmazlar.
Kuşlardan insanlara hangi hastalıklar geçer;
Psittakozis (Ornitosis, Clamydiosis, Psittakoz, Papağan Ateşi)
Psittakoz, genellikle insanlara kuşlardan geçen,etkeni Chlamydia psittaci olan bir enfeksiyon hastalığıdır. Enfeksiyon genellikle, enfeksiyonlu kuşların kurumuş dışkısından havaya karışan bakterilerin solunum yoluyla alınması ile bulaşır. İnsanlara ayrıca kuşlarla ağız-gaga teması ve mikroplu kuşların tüylerine veya dokularına dokunma ile de bulaşabilir. Psitakozun insandan insana geçtiği kanıtlanmamıştır. Daha çok papağanlarda görülen bu hastalıkta genelde grip benzeri belirtiler görülür ve zatüre bulguları saptanabilir.
Tüm kuşlar enfeksiyondan etkilenir ama, evcil kuşlar (örneğin, papağanlar, muhabbet kuşları ve kümes hayvanları (hindiler ve ördekler) insanlara daha sık enfeksiyon geçirir.
Psittakozis enfeksiyonunda en fazla üreticiler, hobi olarak kuş besleyenler yani kuşlarla teması olan kişiler risk altındadır. Kanatlı kümeslerinde çalışanlar, veteriner hekimler, evcil hayvan dükkanlarında çalışanlar da risk altındadır.
İnsanlar bu enfeksiyonu aldıktan sonra belirtiler görülene kadar 3-4 gün ile 2 hafta civarında bir süre geçebilir.
Bu hastalığın insanlardaki belirtileri;
Birden gelişen ateşlenmeler, titreme nöbetleri, halsizlik, kas ağrıları ve baş ağrısı ve grip benzeri belirtiler görülür. Burun akması ve aşırı miktarda sümük de görülebilir. Bu hastalarda bazen şiddetli, kuru öksürük, göğüs ağrıları görülebilir ve hasta nefes almakta güçlük çekebilir. İleri vakalarda Zatüre de görülebilir. Hastalığın tedavisi uygun antibiyotiklerle yapılır.
Psittakozis hastalığı konusunda riskli grup kontrolü iyi yapılmayan ithal veya kaçak giren papağan vb kuşlardır. Yurt dışı kaynaklı olmayıp yerli üretim kuşlarda hastalık olma ihtimali daha azdır.
Kuş gribi(Bird Flu)
Son birkaç yılda söz edilern Kuş gribi (Bird Flu) enfeksiyonunda ise daha çok yaban kuşları arasında yayıldığı öngörülmüştür. Bu hastalığın daha çok yaban kuşlarından daha çok göçmen kuşlardan diğer bölgelere yayıldığı saptabnmıştır. Ama kuştan insanlara geçişle ile ilgili az sayıda sınırlı durumlar söz konusudur. İnsandan insana geçiş henüz saptanamamıştır.
Salmonellozis (Salmonella-Barsak Paratifosu)
Bu etken tüm hayvanların olduğu gibi kuşlarında dışkılarında bulunur. Ve dışkı ile bulaşan içecek ve yiyeceklerle insanlara geçebilir. Dışkı ile bulaşmış su ve gıdalar en çok?
Kuşların Evdeki Yaşamında Kafesin Yeri Çok Önemlidir
Öncelikle kafesi koyacağınız yer aydınlık ama güneş ışığını direk almayacak bir yer olmalıdır.
Kafes arasında rüzgar cereyanı olan pencere veya kapılar arasında olmamalıdır.
Çok hafif bir cereyanda bile çok hassas olan kuşlar çabucak hastalanabilirler.
Kuş kafesinizi yetişkin bir insan yüzünün görebileceğinden daha?
Kafes Kuşlarında İhtiyaçlar - Kum vb
Yayınlayan Uzman
Vet.Hek.A.Kutlu DAYIOĞLU
İzmir (Online hizmet de veriyor)
Veteriner Hekim
Bu Üyemize Mesaj GönderinEposta
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler
Vet.Hek.A.Kutlu DAYIOĞLU'nun Makaleleri
► Kafes Kuşlarında Zoonoz Hastalıklar ÇOK OKUNUYORVet.Hek.A.Kutlu DAYIOĞLU
► Kafes Kuşları Sindirim Sistemi Mantar Hastalığı?