Onların birbirleriyle dost olması çok zor değil

Onların birbirleriyle dost olması çok zor değil

Doğada tüm hayvanlar arasında bir av-avcı ilişkisi vardır. Bir kedi için kuş veya fare av ve yiyecektir. Yada bir kurt için kendinden küçük avlayabileceği her canlı yiyecek anlamına gelir.

İnsanların evcilleştirdiği köpek ve kedi içinde atalarından kalan bu benzer içgüdüler devam eder. Hiçbir zaman kedinizle serbest uçan muhabbet kuşunuzu bir odada yalnız bırakamazsınız. Daha önceden huyunu bilmediğiniz bir köpekle yavru veya yetişkin bir kediyi de bir arada kontrolsüz bırakmak risklidir.

Bütün bu yerleşmiş içgüdü ve davranış tiplerine rağmen hayvanlar çoğu zaman bizi şaşırtan dostluklar kurarlar. Televizyonlarda, gazetelerde zaman zaman kedi yavrularını evlat edinmiş dişi köpekleri, öksüz köpek yavrularına bakan anaç dişi kedilerin o inanılmaz görüntülerini duygulanarak izleriz. Hatta ördekle köpeğin,kaplanla domuz yavrularının, tavukla kedinin,sansarla köpeğin gibi bizi iyice şaşırtan örneklere de rastlanır.

Hayvanların bu tür dostluk ve evlat edinmelerinin hemen çoğunun kaynağında annelik hormonunun etkisi çok fazladır. Hormonun etkisi ile veya annelik hormonun etkisi olmasa da insanların doğru davrandığı,saldırganlık içgüdülerini kışkırtmadığı,bebeklikten itibaren birbirlerine alışarak kardeş gibi büyüyen hayvanlarda aynı türden gibi birbirleriyle çok iyi geçinirler. Aynı kaptan yemek yerler, birbirlerini yalarlar, birlikte sarılarak uyurlar, hatta birbirlerine zarar vermeden alt alta üst üste oynarlar. Ve bu dostluğu hayvanlarımıza yaşatabilmek sanıldığının aksine çok zor değildir.

Petshoplardan hayvan alırken

   Petshoplardan hayvan alırken

 

      Petshop veya Üretim çiftliğinden bir hayvan alırken muhakkak Veteriner Hekim kontrolünde olduğunu ve hayvanın yaşına uygun aşılarının yapılıp yapılmadığını sormalısınız.

 

      Bir köpek veya kedi sahibi olmak istediğinizde aklınıza gelen ilk yerler petshoplardır. Bu mağazalarda canlı hayvanlar satılabilmektedir. Bu küçük yavruların barındırılması ve satışlarında belli yasa ve yönetmeliklerle belirlenmiş bazı kuralların olduğunu bilmelisiniz. Bu işyerlerinde gereken şartların yerine getirilip getirilmediği düzenli olarak Tarım İl Müdürlüğünde görevli Veteriner Hekimler tarafından denetlenir.

     Lütfen gördüğünüz ve satın almayı düşündüğünüz bir yavru ile ilgili gerekli soruları sormaya çekinmeyiniz. Her şartta muhakkak Veteriner Hekimle kontak kurup bilgi aldıktan sonra yeni bir yavruyu satın alıp evinize getirmelisiniz.

 

 

Doktor korkusu

Doktor korkusu

Öncelikle bir Veteriner kliniğine gelen köpek ve kedi için hepinizin içinde, kendini en zor sevdirecek insan Veteriner hekimdir.

Neden mi ? Çünkü kliniğe gelişlerinin çoğunda aşı vb iğne olacaklardır. İğne olmasalar, kulağı kurcalanır, karnı mıncıklanır.

Düşünün bir köpek yavrusu ilk defa bir kliniğe geliyor : Hiçbir doktor korkusu yok, havlıyor, koşturup duruyor, hekimle ya da sahibi ile oynuyor. Ama sonra sıra muayene masasına alınıp , genel muayenesini yapmaya geliyor. Kulaklar, burun, karın, bacaklar her yer aletler vb ile inceleniyor. Yükseğe çıktığı için biraz şaşkın, mıncıklandığı için ve kaçamadığı içinde korku başlıyor. Hele bir de o gün ilk parazit iğnesini yapıldıysa ve ağzından hap yutturulduysa, işte doktor korkusu başlıyor.

Veteriner Hekimlerin işi gerçekten zor! Ama Veteriner Hekim olmak onların bizi sevmesini zorlaştırıyor, ama engellemiyor. Bu Doktor korkusu başlayınca artık kliniklere gelirken hissedip arabaya binmek istemeyen köpek, taşıma kutusuna girmeyen kedi hikayeleri başlıyor. Veteriner Hekim hastaları olan hayvanların kendisinden korkmaması için sizden daha çok çaba sarf etmek zorundadır ve onların sevgi ve coşkularını ancak küçük taktikler kullanarak elde edebilir.

Doktor korkusundan kurtulması ve kendini daha iyi hissetmesi için;

Köpek veya kedilerinizi bir hastalığı veya aşısı yokken de kliniklere götürün ve Hekiminiz ile bir arada olmasını sağlayın.

Doktor korkusu

Doğada hayatta kalmalarını sağlayan içgüdüleri

replika rolex