Onunda dertleri var...Depresyondaki köpeğiniz sizinle konuşuyor...Tabi siz anlıyorsanız.

         

Köpeği olan bir çok hayvan severin de bildiği gibi köpekler gerçekten çok duygusal hayvanlardır. Çoğu zaman sizinle tüm duygularınızı paylaştığını hissedersiniz. Gülüp neşelendiğinizde o da koşar ve oynamaya başlar. Ağladığınızda, şaşırır, yanınıza gelip burnuyla elinizi dürter ve hatta eğer yetişebilirse göz yaşlarınızı bile yalar.

 

Evinizde çocuğunuzun uyandığını size ilk o haber verir, çocuk ağlarsa telaşlanır ve ne yapacağını şaşırır.

 

Sahipleriyle doğru sevgi kontağını kurabilmiş köpekler sürekli gözleri ile sahiplerini izler, gözleri kapalıysa en ufak bir seste kulaklarının kımıldadığını, dikildiğini ve içi rahat etmezse de ne oluyor diye sizi kontrol ettiğini fark edebilirsiniz.

 

Köpekler bu hissiyatları nedeniyle de yardıma ve sevgiye muhtaç yaşlılar ve çocuklarla harika bağlantılar kurabilirler. Ve onlar gerçekten karşılıksız olarak sevgilerini vermeye her zaman hazırdırlar.

 

İnsana aşık ve insansız yapamayan tek hayvan türü köpeklerdir. Başka hiçbir hayvan köpekler gibi değildir. O yüzden eğer köpeğinize yeteri kadar ilgi ve sevgi gösteremezseniz hızla depresyona girebilir. Depresyona giren bir köpekte, o neşeli, koşturup oynayan dostunuz gitmiş yerine sürekli uyuyan, yemeğini laf olsun diye atıştıran veya çok fazla yemek yiyen, uykusunda sürekli sayıklayan, huzursuz sürekli hareketler yapan huzurlu uyuyamayan bir köpek gelmiştir.

 


Köpekler depresyona girince aynı insanlarda olduğu gibi ya kendilerini bırakır ve hayata küserler yada fazla tepkisel olup hemcinslerine ve diğer insanlara hatta birlikte yaşadıkları aile fertlerine zarar verebilecek kadar kötü davranışlar sergilerler. Çok kısa sürede köpeğinizin stres, mutsuzluk ve depresyon kaynağını tespit edip onu anlayamazsanız bir çok davranışı pekişerek kalıcı huylar haline gelebilir.

Köpeklerin depresyona girmesine neden olan olayları tek tek saymak yerine onların depresyona girmemesi için ne yapmanız gerektiğini anlatmak istiyorum:

-Öncelikle düzenli ve bol bol gezen köpeklerin depresyona girme ihtimalleri çok düşüktür. Bu gezdirmeler sırasında sadece tuvalet ihtiyacını karşılayabilecek kısa sürelerde değil de onunla bol bol oyun oynayacak, konuşacak hatta ufak tefek dostluğunuzu pekiştirecek eğitimler verip ona bir şeyler isterseniz bu gezdirmeler aslı amacına ulaşacaktır. Köpek sahibi ile birlikte sadece evde değil dışarıda da vakit geçirmek ister. Lütfen gezdirmeyi sadece tuvaletini yaptırıp eve dönmekle sınırlamayın. Gezdirme sırasında istediği kadar koşmalı, yuvarlanabilmeli, çevreyi koklayıp koku bırakabilmeli ve yanınızda getirdiğiniz oyuncaklarla sizinle oynamalıdır.

-Oyuncaklar köpeklerinizin stresini alan en önemli araçlardır. Aynı çocuklarda olduğu gibi köpeklerde gün boyu yaşadıkları streslerden arınmak için kemirdikleri oyuncakları kullanırlar. Köpek oyuncaklarının hemen hemen tamamı köpeğin ağzıyla kemirebileceği, ısırıp taşıyabileceği özelliklerdedir. Köpeklerin doğada yaşayan kurt vb vahşi atalarındaki ısırma, kemirme davranışları ve eksersizleri onların avlanma, beslenme ve hayatta kalabilme mücadelesinde en önemli yer tutan güçleridir. Mesela kedi oyuncakları ağızdan çok pençelere ve tırmalamaya yöneliktir. Çünkü kediler de tırmalama ve pençelerini kullanma gibi özelliklerin oyunla yavruluktan itibaren gelişmesi ile avlanma ve beslenme becerilerini arttırabileceklerdir.

-Köpeğinizi belli sürelerde yalnız bırakmak sanıldığının aksine onları depresyona sokmaz. Tam tersine yapıları gereği sabah ve akşam yoğun faaliyetler dışında serilip yatmak ve derin uyku uyumak eğilimindedirler. Ben yavru köpeklerin eğitimine en baştan başlarken ilk tavsiyelerim içinde köpeğinizle birlikte olma ve yalnız kalma sürelerini ve nedenlerini anlatıyorum. Sürekli birlikte yaşadığınız köpekler kişilik kazanamazlar, zaten insana aşırı bağımlı olma eğilimleri nedeniyle sizin onların yanınızda olmadığınız durumlarda düşünemeyeceğiniz kadar mutsuz olurlar. Ama baştan itibaren onları doğaları gereği yalnız kalabilecekleri zamanlar verip, sizle oldukları zamanları da oyun, eğitim, uzun yürüyüş ve koşularla geçirirseniz o dillerini dışarıya çıkarıp ağızlarına yayılan köpek gülüşü ile ödüllendirilirsiniz.

-Köpekler diğer köpeklerle yavruluklarından itibaren birlikte olurlarsa sürü iç güdülerindeki bir çok seremoniyi yaşayabilecekleri için depresyona girme ihtimalleri azalır. Unutmayın köpekler insansız yaşayamayacak kadar çok insana aşık türlerdir ama aynı zamanda sürü hayvanı oldukları için içgüdülerindeki bazı davranışları yaşamaları onlara çok iyi gelir. Diğer köpeklerle hırlaşmaları, arada çok abartılı olmasa da kavga etmeleri, birbirlerinin idrarları üzerine koku bırakmaları, toprakları arka ayakları ile tozutarak kazmaları, diğer köpeklerle yavru, karşı ve kendi cinsiyetinde olanlarla karşılaşıp farklı davranışlarla anlaşmaları veya anlaşamamaları hep doğaları gereği yaşamaları gereken durumlardır.

-Köpekler kendilerinden bir şey istendiği zaman daha mutlu olurlar. Bunu biraz açıklarsak: Abartılı ve ego tatmini ile olmadıktan sonra köpeklere eğitim vermek onları mutlu eder. Çünkü köpekler sahiplerinin dediklerini, yaparak onları mutlu etmek isterler. Av köpeklerinin avdaki performansı, bekçi köpeklerinin sahiplerine gösteri yapar gibi her sese havlaması, hatta ne yazık ki dövüştürülen köpeklerin bile sahiplerini mutlu etmek için onların istediğini yapmaya çalışırken korkunç dövüşlerde birbirlerini parçalamaları hep bu içgüdü ile olur. Bu içgüdüyü doğru yönlendirmek için köpeklerimize değişik hünerler öğretebiliriz. Bu konuda ben en fazla FCI logolu köpek oyun ve gösterilerini tavsiye ediyorum. Bu eğitimler Çeviklik(Agility), Köpek numaraları(Dog Trics),Frizby, Köpekle sahibinin birlikte katıldığı cross yarışları, su oyunları vb harika, neşeli ve köpek sahibi ile köpeğini bir birine yaklaştıran birlikte bir şeyler başarma keyfini yaşatan oyun ve eğitimlerdir. Artık ülkemizde de bazı özverili,profesyonel ve hayvan sever eğitmenlerin çabaları ile bu tip eğitimleri anlatan köpek eğitimcileri harika seminerler veriyorlar. Bahsettiğim FCI logolu eğitimlerin tamamında köpek eğitmenleri köpekleri değil köpek sahiplerini eğitiyorlar. Bu seminerlere katıldığınızda direk uygulamalı olarak köpeğinizle birlikte eğitmenin size yol göstermesi ile köpeğinizi nasıl eğiteceğinizi öğreniyorsunuz. Böylece aslında köpeğinizle aranızda ortak bir dil oluşturup aynı zamanda birlikte eğleniyorsunuz.

-Köpeğinizle doğru ses tonları ve zamanlamalarda konuşursanız sizi anlamak için çaba sarf edecek ve bu çaba sonucu depresyona girmeyecektir. Bu konuşma ille tatlı sesle sevgi sözcükleri ile olmayabilir. Köpek yavruları ile kliniğime gelen köpek sahiplerine ve sahibi ile iletişim kuramamış yetişkin veya genç köpeklerin sahiplerine her zaman önerdiğim gibi köpeklerimizle otoriter öğretmen veya antrenör sesi ve tonuyla konuşmalıyız. Bildiğiniz gibi okullarda çocuklara çok fazla bağırıp çağıran, sürekli azarlayan, tehdit eden hatta sürekli fiziksel cezalara başvuran öğretmenler öğrenciler tarafından asla sevilmedikleri gibi beklenenin aksine çok da fazla sözleri dinlenmez. Farklı şekilde çok iyi niyetli, çekinik ve her şeyi rica ederek öğrencilerinden isteyen, gerekli otoriteyi kuramamış öğretmenlerde derste düzeni sağlayamazlar ve öğrenciler tarafından ciddiye alınmazlar. Ama doğru davranışlarla, ne çok sert ne de aşırı zayıf olmadan öğrencilere doğru ses ve davranışlarla istikrarlı ne istediğini tam ifade edebilen, pedagojik formasyonu hakkıyla kullanan öğretmenler veya takım koçları her zaman öğrenciler tarafından çok sevilir, dedikleri yapılır ve memnun etmeye çalışılırlar. İşte biz de köpeğimizle benzer ilişkiyi kurabilirsek, benzer etkiyi sağlayabilirsek köpeğimiz ne istediğimizi anlayacak ve gereksiz yere yapamadığı şeyler için veya sizin davranışlarınızdaki dengesizlikler yüzünden depresyona girmeyecektir.

-En son olarak da bir köpeğin depresyona girmemesi için asla terk edilmemesi gerekir. Köpekler insanlara çok çabuk bağlanır ve tek tek bireyleri sahip olarak görebildikleri gibi tüm aileyi de benimser ve her bir aile bireyi ile sevgi bağı oluştururlar. Aile içine alınan her yavru bir gün sonra bile geriye bırakılsa yine de aşırı üzülür ve mutsuz olur.Unutmayın köpekler 1 günde 3 aylık tecrübe edinirler. Bu onların hayatta kalma başarılarının sırrıdır. Siz köpeğinize doğru veya yanlış davranışı 1-2 gün bile yapsanız o sanki 3 aydır böyle davranıyormuşsunuz gibi etkilenir ve kötü huylar edinebilir veya ne istediğinizi anlayarak buna iyi yönde şartlanabilir. Bir gece bile birlikte uyusanız sanki 3 aydır bunu yapıyor muşsunuz gibi benimser ve sizin yanınızda uyuyamadığı her an mutsuz olur. Bu nedenle köpeğinize ilerde yapma diyeceğiniz hiç bir şeyi bir kere bile yapmasına izin vermeyin. Sizinle geçirdiği bir günde bile sizle bağ kuracağı içinde bakamayacağınız ve geriye yada başka birisine vereceğiniz bir köpeği asla alıp evinize getirmeyin.

Kutlu Dayıoğlu

Veteriner Hekim

replika rolex