Küflü ekmek çok tehlikelidir

kuflu_ekmek2

Küflü ekmek yemek insanlarda olduğu kadar tüm hayvanlar içinde çok tehlikelidir. Ekmekte veya diğer besinlerde küfü oluşturan mikroorganizmaların artıkları olan maddeler canlıların vücudunda toksik etki yapar. Küflerin, özellikle de aflatoksin yapan küflerin (Aspergilius flavus ) uygun şartlarda ekmek ve benzeri tüm besinlerde üreyebileceğini ve çok düşükmiktarlarının bile hayvanlarda ölğme neden olabileceğini unutmamalısınız.

Hayvanların yanında insanı örnek verirsek; Bir insanın sağlığını da bozan bu etkiyi, aflatoksinin gıda maddesi içerisindeki çok düşük miktarları yapabilmektedir. Ülkemizde gıda maddelerinde bulunmasına izin verilen 5 ppb düzeyi, milyarda 5' in ifadesidir, yani 1 kg' da 5 mikrogram, 1 tonda 5 miligram, 1000 tonda 5 gram anlamına gelmektedir. 1 kg gıda maddesinde 1 ppb aflatoksin , 0,000001 gram aflatoksin demektir.

Sonuç olarak bizim yememiz için tehlikeli olan küflü ekmek vb gıdalar hayvanlar içinde tehlikelidir. Sokak köpeklerine, kuşlara küflü ekmek verirseniz onlara iyilik yapayım derken zarar verebilirsiniz.

kuflu_ekmek

Kışın şehir ve yaban hayvanlarına destek

Kışın şehirlerde ve doğada yaşayan hayvanların yiyecek ihtiyacını karşılayarak onlara destek olmalıyız.

En başta balkonlarımızın uçan dostları kuşlar hepimizin mutfağında olan yiyeceklerden harika bir kış mönüsü hazırlayabiliriz.

Ufalanmış bayat ekmek, pirinç, bulgur karışımından oluşan yemleri gazete üzerine veya derin olmayan kaplara koyduktan sonra balkonlarımıza bırakırsak, özellikle sabah saatlerinde ve akşamları bu yemlere üşüşen serçe, kumru ve güvercin vb kuşları seyretmenin tadına doyamazsınız.

Geçtiğimiz günlerde doğada yaban hayvanlarına destek anlamında medyaya yansıyan harika bir haberi okumak beni çok mutlu etti. Bu haberde Spil dağındaki yılkı atlar ve diğer yaban hayvanlarına düzenli uygun yemleme yapılarak zor kış şartlarını atlatmalarına destek olunduğu anlatılıyordu. Manisa'ya Spil dağından inen yılkı atları ile ilgili daha önce yapılan haber de atların bu hareketinin nereden kaynaklandığını açıklarken özellikle soğuk ve çetin geçen kış aylarında aç kalma sonucu atların ve diğer yaban hayvanlarının mecburen yiyecek bulabilmek için şehirlere inebildiklerini anlatmıştım. Bu açıklamalar ve haberden sonra Orman ve Su İşleri Bölge Müdürü Rahmi Bayrak'ın gerekli önlemleri alarak hayvanlara destek anlamında harika bir çalışma başlattığını öğrenmek beni ve diğer hayvan sever duyarlı vatandaşları çok mutlu etti. Müdürümüzü bu güzel ve gerekli desteği vermesi nedeniyle kutluyorum. Kendisinin de ifade ettiği gibi Tüm doğadaki hayvanlar bizim doğal hazinelerimizdir ve korunması gerekmektedir. Spil Dağı için de yılkı atlarının tarihi ve turistik değerleri ölçülemeyecek kadar yüksektir. Kendi sesleri ve savunmaları olmayan tüm hayvanlar adına haberi yapan gazetenize ve hayvanlara bu zor şartlarda destek veren Müdürümüze tekrar teşekkür ediyorum.

Kedi yavrularında gözlerde çapaklanma

Özellikle sokak kedisi yavrularında çok fazla rastlanan bu sorun bu sene kliniklerimizde daha yaygın olarak karşımıza çıkıyor. Kedi yavruları doğduğu zaman gözleri kapalıdır ve 10-13 günlükken 1-2 gün içinde göz kapakları açılır. Genelde gözleri açıldıktan sonra görülen göz çapaklanması diyebileceğimiz gözlerin enfeksiyonu bazen nadirde olsa kedilerin gözlerinin açılmasından önce de görülebilir. Bu durumda göz şişer ve göz kapaklarının arasından irin sızabilir. Kedi yavrularında bu tip sorunlara neden olan etkenler virüsler olabileceği gibi çoğu zaman yüzümüzde sivilcelere de neden olabilen adi bakteri türleridir.

Ev kedilerinde veteriner kliniklerinde buluna ve hekimin size tavsiye edip nasıl kullanacağınızı göstereceği uygun göz temizleme solüsyonları ile her gün hem yavru hem de yetişkin kedilerinizin gözlerini temizleyerek bu hastalığın önüne geçebilirsiniz.

Sokak kedilerinde durum çok daha tehlikeli ve çoğu zaman sonuçları körlüğe kadar varacak kadar kötü seyreder. Bir çok sokak kedisi yavrusu aslında kolayca tedavi edilebilen bu hastalığın kimse tarafından müdahale edilmemesi nedeniyle gereksiz yere tek gözü veya her iki kör olur.

Sokakta gözlerinde çok az çapaklanma bile gördüğümüz bir yavru kediyi hemen veteriner hekime götürmelisiniz. Genelde insanlar için kullanılan antibiyotikli göz pomatlarını günde 3 defa düzenli sürerek zaten sokaklarda zor şartlarda yaşayan bir yavru kedinin kör olmasını engelleyebilirsiniz. Gözleri çapaktan kapanmış veya şişmiş bir yavru kedi gördüğünüzde veteriner hekime çok acil götürmelisiniz. Çünkü göz kapakları yapışıp dışarıya akamayan işrişn göz küresinin ön kısmını(cornea) yı eritip tüm gözün apseleşmesine ve geriye dönüşsüz olarak göz dokusunun tahrip olmasına neden olur. En önemli uyarılarımdan birisi de bu şekilde gözünde mikroplanma olan bir yavru kedinin gözüne antibiyotikli göz pomatları damlatmak asla bir işe yaramaz. Damla şeklindeki ilaçlar gözün üzerinde akar gider ve etkisini tam olarak gösteremez. Sokakta gözlerinde problem olan bir kedi yavrusu gördüğünüz lütfen acil olarak bir veteriner kliniğine götürün. Tüm meslektaşlarım bu tür olaylarda ücret almadan kediye yardımcı olacaklardır. Başkası götürür diye düşünmeyin. Belki de bir minik kedinin kör olmasını engelleyecek tek insan o anda siz olabilirsiniz.

Soğuklarda yiyecek ihtiyacı

Havaların serinlemesi ile tüm hayvanların yiyecek ihtiyaçları yükselir. Sıcak günlerde ısınma için enerji ihtiyacı düştüğü için hayvanlar daha az gıda ile idare edebilirler. Hatta köpekler çok sıcak günlerde çok az hatta hiç yemek yemeyebilirler. Çünkü yedikleri az miktar hayatlarını devam ettirecek kadar ihtiyaçlarını gidermektedir. Havalar soğudukça ısınma içinde gerekli olan ekstra enerji ihtiyacını karşılamak için daha fazla yiyecek tüketmeye başlarlar. O yüzden bu dönemler sokak kedilerinin veya köpeklerinin en fazla açlık hissettikleri dönemdir. Bugünlerde evinizde beslediğiniz evcil hayvanınızın daha fazla yiyecek tüketmeye başlamasına şaşırmayın.

Ayrıca bugünlerde sokakta zayıf ve aç bir kedi yavrusu gördüğünüzde onun bir lokma yiyeceğe sıcak günlere göre çok daha fazla ihtiyacı olduğunu da unutmayın.

Sokakta yaralı bir köpek veya kedi bulduğunuzda ne yapmalısınız?

Bulduğunuz köpek veya kedi kaza vb nedeniyle şokta olabilir ve sizin yaklaşmanızı kötü amaçlı zannederek korkup sizi ısırabilir. Acele etmeden onu sakinleştirerek konuşarak yaklaşmalısınız. Kuyruk sallayan bir köpek ısırmaz. Ama vücuduna dokunduğunuzda canı acırsa tepki verebilir. Kediler ise tepkilerini belli etmeden can acısı ile saldırganlaşabilirler. Öncelikle orada ne zamandır yattığını bilmediğiniz için içmesi için su vermelisiniz. Bu hareketiniz onun size güvenmesini de sağlayacaktır. Yemek vb vermekle uğraşmayın yaralı bir hayvan yemek yemeyi düşünmez ama su içebilir.Daha sonra en güzeli köpekte yüzüne kedide tüm vücuduna havlu vb bir örtü örtüp köpekte civardan bulduğunuz büyük bir karton veya örtüyü sedye olarak kullanıp üzerine yatırarak kedide ise kutuya veya taşıma boxına koyarak acil olarak bir veteriner kliniğine götürmenizdir.

Eğer çok ağır yaralanmış görünüyorsa tanıdığınız veteriner hekiminize acil telefon edip yardım isteyebilirsiniz. Eğer bir petiniz yoksa ve hiçbir veteriner hekim tanımıyorsanız; o civardaki işyerlerine yakınlarda veteriner klinik var mı diye sorabilirsiniz.

Bu arada Belediyelerin sadece sokak köpek ve kedilerine hizmet vermek için açtığı acil ambulans hizmetlerinin de olduğu Veteriner klinikleri ve hastaneleri vardır. Telekom 11811 arayarak bölgenize en yakın Belediye Veteriner hizmetlerinin telefonuna ulaşıp sokak köpek ve kedileri için yardım alabilirsiniz.

replika rolex