İşte insanlık budur!

Onları ilk defa çok erken saatte sabah yürüyüşüm sırasında gördüm. Soğukta parkın kıyısına açtığı küçük simit tezgahının hemen yanı başında etrafına üşüşmüş aç güvercinleri besliyordu. Onlarca güvercin bu genç insanın etrafında kah havalanıyor kah yere konup serpiştirilen o gün kendilerine düşen kırıntıları kapışıyorlardı. Simitçi tezgahının bereketini çevresinde yaşayan kuşlarla paylaşıyordu. İşte bu insanlar bize hayvan sevgisini öğretiyorlar. Daha sonra defalarca bu güzel, coşkulu ve değerli sevgi yumağını izlemek fırsatı buldum. Örnek alınacak bir davranış olduğu için sizlerle paylaşmak istedim. Sevgiyi paylaşarak büyütelim.

 

Aşırı heves ve heyecanla alınan hayvanlar

Günlük yaşamınızın koşuşturması sırasında ailenizin içine bir hayvan dostumuzu katmayı düşündüğünüzde ve ev halkı olarak bu kararı verdiğinizde bir anda coşkulu bir heyecana kapılabilirsiniz. Heveslenmişsinizdir. Bir an önce o minik kedi veya köpek yavrusunun evinizde koşuşturmasını oynamasını görmek istersiniz. Kucağınıza almak, onu sevmek, beslemek ve onunla birlikte oynamak istersiniz.

Bu hevesinizle yerinizde duramayarak internette yavru araştırmaya başlarsınız. İnternette köpek, kedi veya bir başka hayvanın satışı yasak olmasına rağmen faaliyetine devam eden eşya satan veya diğer alışveriş sitelerinden ve google’dan arama yaparak ulaştığınız güzel fotoğrafların ve altında yazan albenili özelliklerin büyüsüne kapılırsınız ve çoğu zaman yavruyu hiç görmeden (satın alma sistemi bu olduğu için) yine internetten ücretini ödeyerek satın alırsınız.

Sonrasında hiçbir sorunla karşılaşmayabileceğiniz gibi, aklınıza gelmeyen bir sürü sorunlarla da karşılaşabilirsiniz. Hayvanların yanlarında sahipleri yokken yolculuk yapması yasakken yavruyu size bir otobüsün bagajında muavinin insafına kalan şartlarda yollarlar. Yolculukta yavru hasta olabileceği gibi, sıcağa ve soğuğa bağlı sıkıntı yaşayabilir. Yavru hasta çıkabilir veya geldikten çok kısa bir süre sonra hastalanabilir. Size söz verilen köpeğin ırkında olmayabilir. Tüm köpekler sevgi gözüyle değerlidir ama dünya kadar para verdiğiniz yavru safkan olmayabilir. Size söylenenden çok daha küçük veya çok daha büyük yaşta olabilir. Bunlar sadece yaşayabileceğiniz birkaç sorundur

Lütfen ailenizin arasına alacağınız can dostunuzu seçerken acele etmeyin! Ya kendiniz gidip görüp bir barınaktan köpek sahiplenin ya da yavruyu direk görüp kontrolünü yapan veteriner hekimle yüz yüze görüştükten sonra yavruyu satın alın. Petshopların yasa gereği sorumlu müdür olarak çalışan veteriner hekimleri vardır. Bu veteriner hekim size ilk gün yapacaklarınızı, beslenmesini vb her konuda bilgilendirmelidir.

Aşırı hevesle ve aceleyle alacağınız bir yavruyla ilk gün yaşayacağınız gereksiz sorunlar nedeniyle kısa sürede vedalaşmak zorunda kalmayın. Doğru başlangıç yapın. Unutmayın ki sevgi emek ister, hayvan sevgisi çok daha fazla emek ve dikkat ister.

Doğaya ait hayvanları kafeslere esir etmeyelim

Bir pazar günü kliniğimize bebek bir sincap yavrusu getirdiler. Ağaçtan düştüğünü tahmin ettiğimiz yavrunun burnu ve üst dişleri kırılmıştı. Kafasını çarpmasına bağlı ciddi bir travması vardı ve tam uykuya yakın bir koma ile aniden başlayan çırpınmalar arasında gidip geliyordu. Ceviz veya benzeri herhangi bir besini kemirmesi, hem dişleri kırık olduğu için hem de süt emen bir bebek olduğu için mümkün değildi. Badem,ceviz,yer fıstığı,çiğdem ve benzerini havanda iyice dövdükten sonra içine birazda hazır kedi süt maması karıştırdım. Bu karışıma biraz şeker ve vitamin kattıktan sonra sulandırdım ve bir çay kaşığı yardımı ile azar azar günde 10-15 defa içirdim. Ayrıca hastalığıyla ilgili ilaç vb tedavilerini de yapmaya devam ettim. İlk 3 gün önlüğümün içinde karnımın üstünde yatırdım. Hasta sahipleri karnımdaki küçük kabartının sincap yavrusu olduğunu anlayınca şaşırıyorlardı. Geceleri yatağımda elimde tutarak uyudum. Ölür o diyenlerin kalbini fena kırdım.

3 gün iyi-kötü arasında gidip geldikten sonra yavaş yavaş iyileşmeye başlayarak bizi aşırı sevindirdi. Sonra hızla kendine geldi ve ceviz vb her besinini o küçücük ellerine alarak yemeye başladı. Doğada annesinin yetiştirmesi ile düşmanlarını tanıyamayacağı ve besin bulamayacağı için iyice büyümeden ve iyileştiğine emin olmadan serbest bırakmayı göze alamadık.

Oğlumun Guineapigi İdefix ile çok iyi anlaşmasına rağmen 5 ay sonra artık doğaya salınma zamanı geldiğine karar verdik ve Manisa Spil Dağı’nda başka sincaplarında olduğunu bildiğimiz, çam,ceviz, kestane ağaçları ve palamut çalıları ile dolu harika ve gizli bir yere sincap Kiki’yi saldık. Bizim ve onun mutluluğunu sizinle paylaşmak istedik. Salınma anının video görüntülerini merak ederseniz www.facebook.com/kutluvet linkinden izleyebilir ve yorum yapabilirsiniz.

Formun Altı

Soyu tükenen Anadolu Vaşağı bir tane daha eksildi.

Haberi okumuşsunuzdur. Sivas’ın Suşehri ilçesinde bir mahalle muhtarı karşılaştığı Anadolu vaşağını sözde kendisine saldırdığı için nefsi müdafaa! ile boğazını sıkarak! öldürmüş. Bu nasıl bir hayvandır ki bir insana saldırma cesaretini gösterebilmiş. Bilmez mi ki insana değil saldırmak önüne çıkmak öldürülmek için yeterli nedendir. Hiç mi doğal içgüdüsü oluşmamış yıllarca süren ırksal deneyiminden? Bilmez mi ki en büyük düşmanı, soyunu tüketen tek canlı insandır. Hem de zehirli etleri ormanlara atıp zehirleyerek, tüfekle vurarak vb bir çok yolla!

Bu arada bu bana saldırdı hikayesi aynı zamanda nesli tükenen bu tür hayvanları öldürmenin yüksek para cezası olduğunu öldürdükten sonra öğrenilmiş olduğunu düşündürüyor.

Ben Veteriner Hekimim, size bilgim ve tecrübemle rahatlıkla şunu söyleyebilirim. Öncelikle bu tür bir yaban hayvanı değil insana saldırmak, insanların olduğu yerlere bile yaklaşmaz. Bilir başına geleceğini, yıllardır genetik hafızasına işlenmiştir, insanın hayatına kasteden ve soyunu tüketecek kadar çok acımasız olan en büyük düşmanı olduğu!

Ayrıca yine bir Veteriner Hekim olarak şunu da belirteyim: Öyle bir hayvanın boğazını sıkarak filan öldüremezsiniz. Bu ancak filmlerde olur. Siz onu öldürene kadar o sizi ölecek kadar yaralar da yine kaçar kendini boğdurmaz!

Biz de bir hayvan görüldüğünde kürekle, sopayla, tüfekle ellerine ne geçirirlerse önce öldürürler sonra bakarlar ne bu hayvan diye! Bir gün bu ülkeye bir uzaylı gelse aynen önce öldürürler sonra da dürterler kürekle filan bakarlar ne bu diye! Aaa! Uzaylıymış ya bu ! Ha bi de hikaye hazır…üzerime saldırdı kendimi korudum! Yazık !

Soğuk havalarda park etmiş arabanıza binerken

Havaların soğumasıyla birlikte geceleri yavru kediler arabaların kaputlarına girip ısınmış motorun sıcaklığından yararlanmaya çalışırlar. Bu tip havalarda arabanıza binmeden önce kaputunuzu açıp içinde kedi yavrusu olup olmadığını kontrol etmelisiniz. En azından ön kaputa sertçe vurursanız, soğuktan korunmak için motorun sıcaklığına sığınmış bir yavrunun araba çalıştırıldığı zaman yaralanmasına veya yola çıktıktan sonra araba giderken düşmesine engel olmuş olursunuz.

 

replika rolex