Yaban Hayvanlarına Yardım

alt

Yaban hayvanları ile karşılaşma, yaralı hayvana yardım etme, doğru davranışlar, yakalanma, beslenmesi , kliniklerde tedavi, operasyon, bakımı, rehabilitasyon ve doğaya salınması

Değişik zamanlarda önüme düşen veya bir kedinin ağzından çocukların kurtardığı serçe, karga, kerkenez, çulluk veya baykuş yavruları kliniğimize gelir. Arada sincap, sansar yavruları vb bir çok yaban hayvanı duyarlı hayvan severler tarafından kliniğimize getirildiğinde hep çabamız bu yaban hayvanını en kısa sürede kırığını veya hastalığını iyileştirip veya yavruysa ölmeden serpilmesini sağlayıp doğaya salmaktır.

Genelde kliniğimize Kızıl şahinler kanadı kırılmış

 veya saçma atan tüfeklerle yaralanmış olarak gelir. Kızıl şahinler bilindiği gibi avcı kuşlardır ve avladıkları kuş, tavşan, fare vb ile beslenirler. Bu şahinler küçük boy bir kartal boyutundadır ve insanların yaşadığı alanlarda da yaşamlarını sürdürebilirler. Köylerin ve yerleşim yerlerinin çevresindeki arazilerde elektrik direkleri, ağaçlar ve çitlerin üzerinde kızıl şahin görmek her zaman mümkündür. Ayrıca av peşindeyken kanatları açık bir şekilde aynı yerde havada asılı kalışları gerçekten şaşırtıcıdır. İşte bu şekilde gerek konduğu yerde gerekse uçarken tıpkı bir uçurtma gibi durdukları için kötü niyetli, bilinçsiz insanların silahlarına hedef olurlar. Keklik vb bir hayvanı vurmak çok zorken kızıl şahinleri çocuğun eline tüfek versen kolayca vurabilir. İnsanlar eti bile yenmeyen bu kuşları sadece kolay olduğu için ve ellerinde silah varken karşılarına çıktığı için acımasızca vururlar. Ayrıca tahnit denilen hayvanların doldurulması işi içinde bu hayvanların peşine düşen insanlar vardır.

Kızıl şahinler kliniğimize geldiğinde genelde kanatları kırıktır. Kırıklar ya saçma darbeleri ile ya da yere düştüklerinde oluşur. Bize getirilen kuşlar eğer geç bulunduysa ya da bulan kişi bir süre beslemeye çalıştıysa genelde kanattaki kırık kemikler nekroza uğramış olur ve tekrar canlılığını yakalamak ameliyatla fikse edilse bile mümkün olmaz. Bazen kanatlarında sorun olmayan vücudunda yara olan kuşlar geldiğinde ise bu seferde kuşun bakımı sırasında dar ve temizlenmeyen yerlerde tutulduğu için tüyleri dışkısı ile aşırı bulaşmış ve tüy olma özelliğini kaybetmiş olur. Tüylerin kirlenip, kırılması operasyon sonrası kırıklarını ve yaralarını iyileştirebildiğimiz kuşlarda doğaya salmada sorun teşkil eder ve tüylerin yenilenmesi kuşa zaman kaybettirip kanatlarının uçma becerisinin ve gücünün azalmasına neden olur. Böyle kuşların özellikle kanat tüyleri kendini yeniledikten veya dikkatli bir şekilde kırık, ,işe yaramaz tüyler yolunup yenileri çıktıktan sonra geniş üzeri ağla kaplı alanlarda uçuş eksersizleri sonrası uçmayı başarıp avlanabilecek hale gelince doğaya salınabilirler. Aksi taktirde doğru düzgün uçamayan bir avcı kuş, bir köpek ve benzeri bir hayvana av olabilir, insanlara yakalanabilir, en önemlisi de av yakalayamayacağı için aç kalıp kısa sürede ölür.

Bulunan yaban hayvanlarının ne yediği de doğru saptanmalıdır. Bulunur bulunma kliniklere götürülen yaban hayvanlarında bir şey yedirmeden götürülebilir ama bir süre bakım yapılacaksa hayvanın etçil mi otçul mu olduğu kuş türü ise ne yiyebileceği iyi düşünülüp saptanmalıdır. Kliniğimize kutunun içine koyduğu şahinin önüne ekmek verenler var.

Sonuç olarak yaban hayvanlarının hepsinde bulunmuş veya yakalanmış bir hayvan hayvanının doğaya geri bırakılmasında önemli bazı aşamalar ve kriterler vardır.

Bunlar sırasıyla;

1- Yaban hayvanının bulunduğu zaman doğru şekilde yakalanması:

2- Kliniklere gelen hayvanların muayenesi, tedavi ve operasyonlarının yapılması.(Vet.Hek için)

3- Tedavi, operasyon sonrası tedaviler ve bakım sırasında rehabilitasyonu.(Vet.Hek için)

4- İyileşme sonrasında doğada yaşayabilecek kondisyonu ve beceriyi tekrar kazanması için (özellikle yabani kuşlarda) üzeri ağ ile kaplanmış geniş alanlarda tutulması

5- Her yaban hayvanının bulunduğu veya yaşamasına uygun doğal alana salınması

1- Yaban hayvanının bulunduğu zaman doğru şekilde yakalanması:

Yaban hayvanları doğal olarak bir insanın kendisini yakalamasına, tutmasına karşı direnç gösterirler ve ya kaçarlar, yada saldırıp kendilerini korumaya çalışırlar. Bu sırada hem kendi yaralarını veya kırıklarını daha kötü hale sokabilirler hem de tutmaya çalışan kişiyi ciddi bir şekilde yaralayabilirler.

Doğru yakalama yöntemleri nelerdir? İmkanlar olduğu zaman büyük hayvanlar sakinleştirici ilaç atan tüfek vb ile uyuşturularak, uygun kepçeler vb ile kuşlar ve diğer yaban hayvanları yakalanabilir. Yada dayanıklı deri eldivenlerle tutulabilirler. Ama imkanların olmadığı durumlarda ne yapacağız? Öncelikle tüm yaralı hayvanların sokak kedi ve köpekleri dahil canı yandığı için çok kötü durumda bile olsalar kendilerini koruyacaklarını ve bu koruma sırasında dişleri, pençeleri gibi silahlarını kullanacaklarını unutmamak lazımdır. Demek öncelikle her hayvana göre değişen bu silahlardan kendinizi korumalısınız. Örneğin bir şahini yakalayacaksanız en tehlikeli olan pençeleridir. Çünkü pençeleri ile canlı dokuyu tuttuğu zaman içgüdüsel olarak ve ayağının uygun hareket yapısı ve gücü ile inanılmaz keskin tırnaklarını etinize saplar ve ciddi yaralar açabilir. Ayrıca bu tip hayvanlar siz mücadele ettikçe pençelerini sıkmaya devam ederler. O yüzden pençelere yakalanmamak gerekir. Şahin vb vahşi kuşlarda pençeler kadar olmasa da gagaları da çok güçlüdür gerektiğinde gagasıyla sizi ısırabilir. Tüm yabani kuşlar gagalarını hem korunma hem de avlanmada kullanırlar. Bir defasında kliniğime yine yaralı getirilen bir Cüce Balabanın ayağındaki yarayı incelerken fazla yaklaştığımı fark etmemiştim ve o sivri gagası ile tam göz kapağımın üzerine öyle bir darbe indirdi ki ne olduğumu anlayamadım. Eğer aynı darbeyi direk gözüme indirseydi hiç şüphesiz ki şu an sol gözüm kördü. Bildiğiniz gibi Balaban kuşları sazlıklarda balık vb küçük canlıları hızla uzatabildikleri göründüğünden uzun boyunları ve zıpkın gibi gagaları ile avlarlar. Aynı şekilde leyleklerde gagalarını çok iyi kullanır ve tahmin ettiğinizden daha uzağa uzatarak gagalayabilirler. Pelikanlar, ördekler ve kazlar gagalarını iyi kullanan diğer yabani kuşlardır ve hem gagaları ile sert vuruşlar yapabilirler hem de ciddi ısırıklara neden olabilirler. Bu tür kuşların başları yine havlu ile arka tarafından tutularak kontrol altına alınabilir.

Yabani kuşların hemen hepsini yakalarken elinize bir deri eldiven giymek çok yararlı olur. Yanınızda eldiven dahil hiçbir şey yoksa o zaman bir battaniye veya havluyu kuşun üzerine atıp kanatları kapalı şekilde çiçek buketi duruşunda kuşu omuzlarını da kapsayacak şekilde yanlardan çok sıkmadan ama kurtulamayacak sıkılıkta tutmalısınız. Bu arada pençelerinin de size ulaşamayacağı yerde olmasına dikkat etmelisiniz.

Tilki, sansar ve gelincik gibi canlıların muayenesi için genelde çok kalın güvenli eldivenler, havlular kullanılır. Bu tip hayvanları yakalarken özelikle ısırılmamalısınız. Isırılma durumunda kuduz ve tetanoz konusunda mutlaka bir hastane ile bağlantıya geçmelisiniz. Bu tip yaban hayvanlarını kendinize ve ona zarar vermeden mümkünse bez ama yoksa naylon çuvala koyarak ağzını sıkıca bağlayıp güvenli bir şekilde veteriner kliniklerine getirebilirsiniz. Bu çuvallar içinde hayvan kaçamaz, kendine zarar veremez ve çuvalların hava alması nedeniyle sıkıntısız bir şekilde taşınabilir. En iyi olan tarafı ise çuvalın içindeyken kliniğe gelen hayvanlara muayene öncesi sakinleştirici enjeksiyon kolayca uygulanabilir. Aksi taktirde hayvanı kutu veya benzeri bir yerden çıkarmaya çalışırken kaçma ihtimali çok fazladır. Ayrıca kutuda kendini çuvalda olduğu kadar güvende hissetmez.

Diğer iri yaban hayvanlarında örneğin Karacalarda yine bir battaniye ile sarılıp kalkmasına engel olunacak şekilde tutularak kliniğe getirilmesi gerekir.

6- Kliniklere gelen hayvanların muayenesi, tedavi ve operasyonlarının yapılması.(Vet.Hek için)

Veteriner hekim olarak kliniğinize yabani bir hayvan getirildiğinde getiren kişiden bilgileri-anamnezi çok iyi almalısınız.

-Nereden, hangi durumda ve ne zaman bulunmuş.

-Yakalarken zarar vermişler mi?

-Bulunduğu bölge neresi ve çevrenin özellikleri nedir ?

-Bir şey içirilmeye çalışılmış mı ?

-Bir şey yedirilmeye çalışılmış mı ?

-Herhangi bir ilaç verilmiş mi?

Ayrıca yabani hayvanda olsa mutlaka kayıt almalısınız. Böylece hayvanın sonraki tedavi vb aşamalarında ihtiyaç duyabileceğiniz ve aklınıza gelmeyen bir bilgiyi dosyadan bulabilir yada gerekli olursa hayvanı getiren veya bulan kişiyi telefonla arayıp kuşu bilgi sorabilirsiniz.

Tüm yabani hayvanların klinikteki muayenesinde hayvanın kaçmaması, kendini oradan oraya atıp yaralanmaması, sizi yaralamaması için gerekli hareketsiz tutma yöntemlerini kullanmalısınız. Muayene öncesi ve sırasında hayvanın sakinleşmesini sağlayarak mümkün olduğunca şiddetli ışık ve ses olmayan sakin bir ortamda yavaş hareketlerle sabırla muayeneninizi sürdürmelisiniz.

Şahin vb yabani kuşların muayenesini yaparken her zaman pençelerini birbirine birleştirip tıbbi flaster ile bantlıyorum ve sonra muayeneye geçiyorum. Aksi taktirde muayene sırasında her zaman fırsatını bulduğunda size hamle yapacak ve çoğu zaman başarılı olup sizi yaralayacaktır.

Tilki, sansar ve gelincik gibi canlıların muayenesi için genelde çok kalın güvenli eldivenler, havlular kullanılır. Ama genel durumu çok kötü olmayan yaralanmış bu tip yabani hayvanları en iyisi uygun sakinleştirici ilaçlarla ve doğru dozlarda uyutup öyle muayene edilmelidir. Sakinleştirici verilmiş hayvanlar eğer tedavi de kalacaksa uyanacakları bölme veya kafes ışıksız ve sakin bir yerde olmalı ve kendilerine kafeste çırpınırken zarar verebilecekleri ihtimali göz ardı edilmemelidir. Bazen tedavi sonrası rehabilitasyon ve tedavinin devamını gerektirmeyecek durumlarda hayvanlar doğaya bekletilmeden salınabilir. Ayaklarına misina dolanmış kuşlar, ya da boynuna ya da vücuda naylon torba veya plastik malzemeler dolanmış tüm hayvanlar bu gruba girebilir. Muayene için uyutulmuş hayvanlar muayene sonrası tam kendilerine gelmeden doğaya bırakılmamalıdır. Yeni sakinleştirici enjektabl ilaç preparatları doğal hayata çok uygun olarak yaban hayvanını uyutup muayene ve kontroller bittikten sonra antidotunun enjekte edilmesi ile kısa sürede hayvanın uyanması sağlanabilmektedir. Kliniklerimizde özellikle kısa sürecek müdahalelerde ve bazı operasyonlarda bu ilaçları artık yaygın olarak güvenle kullanıyoruz.

Muayene sırasında hekim bulduğu bir yara ile yetinmeyip başka yaralanma ve problemleri de olabileceğini düşünerek yaban hayvanının tüm vücudunu çok iyi muayene etmelidir. Bu muayene sırasında veya sonrasında gerekli gördüğü durumlarda röntgen vb destek alabileceği yöntemleri de kullanmalıdır. Hatta hiç yarası yok gibi görünen hayvanlarda bile röntgen çekildiğinde vücudunun bir çok yerinde saçma kurşunlarının bulunduğu olaylar az değildir. Bu saçma kurşunları yaraladıkları hayati organlara zarar verebilecekleri gibi vücut içinde kaldıkları yerde emilerek daha uzun sürede de olsa kurşun zehirlenmesine de neden olabilirler. Ayrıca bir eklemdeki aksamanın, çalışma güçlüğü veya fonksiyon kaybının yada bazen felçlerin nedeninin röntgendeki kemik ve eklemlerin durumundan ve saçma kurşunu gibi yabancı cisimlerin saptanması ile nedenini bulabilirsiniz.

Kanadı kırık kuşlarda operasyon ile kırık uçların fiksasyonu veya operasyonsuz fiksasyon sonrası kırık olan kanadın hareketini en az 2-3 hafta engellemek gerekir. Bunun için en iyi yöntem kanadı uygun pozisyonda sardıktan sonra kuşun vücudu üzerine sargı ve bantlarla askıya almaktır. Kanadı bu şekilde tespit etmezseniz kırık uçları hareket edeceği için düzgün bir kemik kaynaması oluşmaz ve iyileşen kanat ile kuş uçamaz.

Tedavileri düşünürken kuşlara her hayvan türüne özel hastalıkları göz ardı etmemeli ve gerektiğinde hayvanın genel durumu düzelttikten sonra kendi bilgi ve tecrübelerinizin dışında internet veya kitaplardan bilgi araştırmalı ve konu hakkında tecrübesi olan hekim arkadaşlarınıza danışmaya çekinmemelisiniz.

Kliniğinize gelen yaban hayvanları hastalıkları sırasında veya yaralanmaları sonrasında bir süre aç ve susuz kalabileceklerini unutmamalısınız. Bu konuda medikal destek vermeyi ihmal etmemelisiniz. Ayrıca sıcak havalarda getirilen hayvanlarda hyperthermi ve soğuk havalarda ise hypothermi oluşmuş olabileceğini de değerlendirip ona göre soğuk ve sıcak desteğini de sağlamalısınız. Özellikle sıcak desteğinde infrared lambayı tavsiye ederim.

Diğer iri yaban hayvanlarında örneğin Karacalarda yine bir battaniye ile sarılıp kalkmasına engel olunacak şekilde tutularak kliniğe getirilmesi ve klinikte yine muayene sırasında hareketsiz güvenli gibi duran bu tip hayvanların bir anda fırlayarak düşünemeyeceğiniz kadar yükseklere kendilerini atıp kaçmaya çalışacaklarını unutmamalısınız.

7- Tedavi, operasyon sonrası tedaviler ve bakım sırasında rehabilitasyonu

Kuşların ilk muayenesi, tedavileri ve operasyonu sonrası iyileşme sürecinde temiz bir ortamda bakılması gerekir. Kendi dışkısı içinde yatan kuşların tüyleri işe yaramaz hale gelir ve kuşun doğaya salınmasını geciktirir. Ayrıca dar kafeslerde bakılan kuşların tüyleri kıvrılıp, kırılır ve zarar görür. Bu durumda da kuş uçamayacağı için salınması gecikir. Kanadı kırılmış ve fiske edilmiş kuşlar çok büyük olmayan kafeslerde tutulması fazla hareket etmesi engelleneceği için yararlıdır. Kanat iyileştikten sonra geniş eksersiz kafeslerine alınmalıdır.

8- Yaban hayvanlarının ilk bulunduğu andan doğaya salındıkları ana kadar olan sürede beslenmesi;

Yaban hayvanları bu dönemde doğadaki beslenmelerine eş değer besinlerle beslenmelidir. Doğru gıdaları bilmez ve vermezseniz hayvanlar aç kalır ve kısa sürede kondisyondan düşecekleri veya metabolik hastalıkları oluşacağı için ilaç tedavilerinizin ve operasyonlarınızın hiçbir anlamı kalmayacak hayvanlarını kaybetme riskiniz ortaya çıkacaktır. Ayrıca doğaya salacağınız hayvanların ne çok zayıflaması ne de aşırı kilo almaması gerekmektedir. Bunun içinde en uygun diyetler her zaman doğadaki beslenmelerine yakın besinlerdir.

Bunun için bazı yaban hayvanlarından örnekler vereceğim. Böylece listede olmayan hayvanları siz de karşılaştırıp benzer besinleri verebilirsiniz.

Kuşlar;

-Güvercin, kumru gibi tohumcul kuşlar: Buğday, pirinç, mısır kırığı vb kabuksuz tahıllar ve taşlıkları için grit vb

-Ötücü kuşlar vb( Saka, Florya vb) : Kafes kuşlarına verdiğiniz ince yem, kum darı , kenevir tohumu vb

-Serçeler; ötücü kuşlar gibi yemler ama yanında biraz da yumurta sarısı, bayat ekmek, bulabilirseniz böcekler, solucan, kurtçuklar vb

-Böcekle beslenen küçük kuşlar( Baştankara, kuyruksallayan vb) bu kuşlar genelde sivri ince gagalıdır. Kurtçuklar, solucan, sinek, çekirge vb Bunları yakalayamazsanız yada vermeye çekinirseniz veya bunların yanında kendinizin hazırlayabileceği yağsız bir protein kaynağı olarak dana yüreğinin sadece koyu renkli kas kısmını (sinir ve damarları temizlendikten sonra) kuşun gaga boyutuna uygun çok ince şeritler halinde keserek verebilirsiniz.

-Karga, kuzgun ve saksağanlar: Etçil ve leşçil beslenen kuşlardır. Bayat ekmek, katı yumurta, Dana yüreği parçaları, köpek ve kedi maması, katı yumurta, çeşitli böcekler ve solucanla besleyebilirsiniz.

-Şahin, atmaca vb avcı kuşlar: Bu hayvanlar tamamen etçildir. Yine dana yüreği, kuzu ve dana eti çiğ olarak ile besleyebilirsiniz. Tavuk, hindi etlerini tavsiye etmiyorum. Kanatlılarda olan hastalıklar yine kanatlı olan avcı kuşlara çiğ etle çok kolay geçer ve hastalık oluşturabilir. Ayrıca tavuk ciğeri kümes tavuklarına verilen antibiyotik vb tüm ilaçlar, toksik maddeler ve yine hastalıklar açısından risklidir. Bu kuşlara et verilirken içine vitamin tablet veya tozda karıştırılabilir.

-Kırlangıç, ebabil, ağaçkakan vb böcekçil kuşlara yine kurtçuklar, un kurdu bulabilirseniz, çekirge, yumurta sarısı, dana yüreği küçük kare parçalarla verilebilir.

-Martı, karabatak, balıkçıl, pelikan gibi balıkla beslenen kuşlara; Taze ve donuk olmamak şartıyla deniz balıkları ve deniz ürünleri verilebilir. Martılara diğerlerine göre leşçil özellikleri nedeniyle bayat ekmek ve dana yüreği de verilebilir.

-Kaz, ördek, kuğu gibi su kuşlarına ; Darı kırması ağırlıklı olmak üzere buğday vb tüm tahıl karışımı ve toz ve pelet yumurta tavuğu yemi verilebilir. Ama yemlerini mutlaka suyun içinde ıslatarak yiyecekleri unutulmamalıdır.

-Leylek, balaban, balıkçıl, yalıçapkını, vb tatlı su kuşlarına; tatlı su balığı, solucan, yumurta sarısı, yutmasına ve gaga boyutuna uygun parmak şeklinde kesilmiş dana yüreği parçaları verilebilir.

-Ayrıca yukarıda yazdığım kuşların yuvadan düşen yavruları için ;

-Etçil olanlar için:

Örneğin karga yavrusunu en kolay besleme yöntemini size anlatmaya çalışayım. Kedi ve köpekler için sadece veteriner kliniklerinde satılan prescription grubundaki konserve mamaları kullanabilirsiniz. (''Royal Canine Recovery'' –Hill's Science Plan a/d –Proplan CN konserveleri) Bu konserveleri açtıktan sonra buzlukta saklamalısınız. Her gün en az 2 en fazla 3 defa bu mamadan karganın büyüklüğüne göre tahmini olarak söylersem dolu dolu 1 çay kaşığı mamayı bir çay bardağına koyduktan sonra 5ml lik bir enjektöre 3 ml ılık su(Damacana veya kaynayıp ılınmış çeşme suyu) çekip bu mamanın üzerine döküyorsunuz ve mamayı sulandırıyorsunuz. Sulandırılmış mamayı enjektörle bir kaç defa çekip fışkırtıp iyice karışmasını sağladıktan sonra 5 ml enjektörü tam doldurup yavrunun gagasına doğru annesinin gagası gibi değişik şekillerde dokundurduğunuzda yavru ağzını açtığı anda hiç korkmadan enjektörü boğazından içeriye iyice sokup tüm mamayı akıtıyorsunuz. Bu hareketi hızlı yapmalısınız yoksa mamanın fazlası dışarıya ve yavrunun tüylerine akabilir. İsterseniz siz eliniz alışana kadar 5 ml enjektörü tam doldurmayın 2ml-2ml verin. Zaten yavru ağzını açmadığı anda doymuştur. Bu mama ile düzenli beslenen bu tür kuş yavruları hiç sorun yaşamadan yeterli gelişip uçabiliyorlar. Bu besleme sere, kırlangıç ve ebabil kuşlarına da uygulanabilir ama tabi ki onlara çok daha az az ve sık sık besleme gerekebilir. Bu mamayı sulandırdığımız için ayrıca su vermemize gerek kalmaz. Yavruyu koyduğumuz kafes veya kutunun içine önce düz bir gazete serip sonrada olabildiğince ince şeritler halinde yırtılmış gazete koyarsanız kuşun tüylerine dışkısı bulaşmaz ve büyüdüğü zaman tüyler korunduğu için kolayca uçabilir. Altı kirlendikçe sık değiştirmek de çok önemlidir. Kuş yavrusun kanat tüyleri tam olarak çıktığı zaman kedilerin olmamasına dikkat ederek benzerlerinin olduğu bir yere alçak bir dama vb salabilirsiniz. Veya kendi balkonunuza serbest bırakırsanız kendisi de uçup gidebilir. Ama kanat tüylerinin tam olarak çıktığını kontrol etmelisiniz. Perdeler çekilmiş geniş bir odada uçuş denemesi de yapabilirsiniz. Uçamayan bir kuşu salmak o kadar emeğinizin boşa gitmesine ve yavrunun ölümüne neden olabilir. Ben bu yöntemle çok fazla sayıda yavruyu yaşatıp büyütüp doğaya geriye salabildim.

Karganın dışında ebabil, serçe,leylek, balıkçıl,saksağan vb etçil türlerin büyük parçaları yutamayacak kadar küçük yavruları bu şekilde beslenebilir. Eğer yavru ağzını açmıyorsa mecbur kalırsanız serum borusu takılmış bir enjektör yardımıyla bu yukarıdaki karışımı dilinin kök kısmındaki soluk borusu girişini geçip yemek borusunun bitimine yavaşça verebilirsiniz. Fazlaca ve hızlı vermediğiniz sürece kuşlar bu yöntemle içeriği kolayca yutacaklardır. Unutmayın içerik ağzına geri gelirse veya verirken soluk borusuna kaçırırsanız kuşun akciğerlerine giden besin inspirasyon pneomonisine neden olacaktır Eğer ağız kısmına suyu veya içeriği direk dökerseniz soluk borusuna kaçabilir ve kuşlar ölebilir. Özellikle ebabil ve kırlangıç kuşları istekle ağızlarını açtıkları dönemde ağzına küçük küçük miktarlarda verilen içeriği de gayet sorunsuz yutarlar. Ama lokmalar arasında yutkunma için fırsat vermelisiniz. Bu şekilde beslenen yavrular su ihtiyacını da karşılamış olurlar.

Tohumcul olanlar için ;

Bu tip kuşların beslenmesinde enjektörden akabilecek sulu kıvamda (çok sulu olmamalı) bir mama hazırlanır. Bu mamanın içeriğinde; Mısır unu, pirinç unu, yumurta sarısı, yulaf unu karışımı ve vitaminler bulunmalıdır.

Uygun bir karışım örneği verirsek;

2 su çay bardağı Mısır unu + 1 çay bardağı Pirinç unu + 1 çay bardağı Yulaf unu toz halindeyken homojen bir şekilde karıştırılır ve bir kavanozda böceklenmemesi için buzdolabında ağzı sıkı kapatılmış olarak saklanır. Bu karışımdan kuşun büyüklüğüne göre bir çay kaşığı alınıp içine yarım çay kaşığı yumurta sarısı (Yumurta sarısını da her bir öğün için parçalara ayırıp bir çay tabağı üzerine streç naylon film geçirerek buzlukta dondurarak saklarsanız bozulmaz) vitamin şurup 3 damla eklenir ve yarım çay bardağı ılık su ile karıştırılır. Kullanacağınız su ya damacana su olacak yada kaynayıp ılınmış çeşme vb suyu olabilir) Bu karışımı çay bardağında iyice karıştırıp homojen hale getirmelisiniz. Her beslemede taze hazırlamalısınız, besleme sonrası kalan kısmı bekletmemelisiniz. Verdiğim bu miktarlar serçe boyutunda küçük kuşlar için örnek oranlardadır. Kuş büyüdükçe karışıma katacağınız toz yemleri, yumurta ve suyu arttırabilirsiniz. Yada kuş küçükse daha az oranlarda da hazırlayabilirsiniz.

Diğer hayvanlar;

-Yaban tavşanı, karaca vb otçul hayvanlar; Buğday, mısır kırma, arpa kırma ve kuzu pelet yem karışımı + sınırsız bolca yiyebileceği kadar kuru ot ve saman, günde birkaç kez yeşil ot , (Tavşanlara ek olarak; elma, havuç, kabak, yeşil ve kırmızı tatlı biber vb sebze meyvelerden) verebilirsiniz.

-Sincap, gelengi vb kemirgen hayvanlar: Kuzu pelet yemi, mısır kırığı, ay çekirdeği, ceviz ve fındık içi, elma, havuç, kabak, yeşil ve kırmızı tatlı biber vb sebze meyvelerle beslenebilir.

-Sansar, gelincik gibi etçil hayvanlarda ; Kedi maması konserve ve kuru, çiğ dana yüreği, tavuk eti, kırmızı et

Not: Bu hayvanların süt emecek kadar küçüklerinde hazır satılan kedi ve köpek sütleri kullanılabilir.

Doğadaki hayvanlara küflü ekmek vermemelisiniz.

Küflü ekmek yemek insanlarda olduğu kadar tüm hayvanlar içinde çok tehlikelidir. Ekmekte veya diğer besinlerde küfü oluşturan mikroorganizmaların artıkları olan maddeler canlıların vücudunda toksik etki yapar. Küflerin, özellikle de aflatoksin yapan küflerin (Aspergilius flavus ) uygun şartlarda ekmek ve benzeri tüm besinlerde üreyebileceğini ve çok düşükmiktarlarının bile hayvanlarda ölüme neden olabileceğini unutmamalısınız.

Hayvanların yanında insanı örnek verirsek; Bir insanın sağlığını da bozan bu etkiyi, aflatoksinin gıda maddesi içerisindeki çok düşük miktarları yapabilmektedir. Ülkemizde gıda maddelerinde bulunmasına izin verilen 5 ppb düzeyi, milyarda 5' in ifadesidir, yani 1 kg' da 5 mikrogram, 1 tonda 5 miligram, 1000 tonda 5 gram anlamına gelmektedir. 1 kg gıda maddesinde 1 ppb aflatoksin , 0,000001 gram aflatoksin demektir.

Sonuç olarak bizim yememiz için tehlikeli olan küflü ekmek vb gıdalar hayvanlar içinde tehlikelidir. Sokak köpeklerine, kuşlara küflü ekmek verirseniz onlara iyilik yapayım derken zarar verebilirsiniz.

9- İyileşme sonrasında doğada yaşayabilecek kondisyonu ve beceriyi tekrar kazanması için (özellikle yabani kuşlarda) üzeri ağ ile kaplanmış geniş alanlarda tutulması

Bu dönem özellikle kuşlar ve en fazlada avcı kuşlar için çok önemlidir. Herhangi bir hastalığı veya kırık iyileşmesi sırasında tedavileri ve bakımı yapılan kuşlar iyileştikleri anda eskisi gibi uçamayabilirler. Bu da onların hem düşmanlarından kaçmalarını hem de besin ve av bulmalarını güçleştiren bir durum yaratır. Özellikle kanat kırıkları sonrası sargıyı açtıktan sonra 1-2 ay belki de daha uzun süre kuşlar üzeri ağla örtülü çeşitli yüksekliklerde tüneyebilecekleri dallar ve uçma alanı olan bölmelerde tutulmalıdır. Bu şekilde kuşların kanatlarındaki kemikler, eklemler ve kaslar hatta tüyleri uçabileceği forma gelebilecektir. Doğru düzgün uçamayan bir kuşu doğaya salmak onu ölüme atmaktır.

10- Her yaban hayvanının bulunduğu veya yaşamasına uygun doğal alana salınması

Yaban hayvanları her türe göre değişen habitatlarda yaşarlar. Yaşadıkları bu habitat içinde uygun besini bulur, yuva yapabilir, diğer hayvanlarında içinde olduğu ekosistemde yer alırlar. Yüzyıllar süren doğal seleksiyonlarla her hayvan bulunduğu yerde bir yaşam sistemi kurabilmiştir. Örneğin bir yalıçapkını küçük balıklarla beslendiği için bu tür balıkların yaşadığı sazlık ve küçük su gölcüklerinde veya göllerin denizlerin kıyılarında yaşar. Size gelen bir yalıçapkınını böyle su kaynakları olmayan ormanlık bir alana bırakırsanız aç kalıp çok kısa süre içinde ölecektir. Aynı zamanda alışık olmadığı ağaç ve bitki düzeni içinde saklanamayacak ve av olabilecektir. Aynı şekilde yaralı gelen bir sincabı iyileştirdiniz, rehabilitasyon dönemi de geçti ve doğaya geri salacaksınız mutlaka onun yiyebileceği, çam, palamut vb besinlerin olduğu ormanlık veya yarı ormanlık arazilere salmalısınız. En iyisi araştırıp daha önce sincap görüldüğü söylenen yerlere göz atıp dediğim ağaç florası varsa o bölgeye salmalısınız. Tüm yaban hayvanlarında size yaban hayvanını getiren kişiden ilk bulunduğu bölge ve adres konusunda tam bilgi alabilir ve bunu dosyasına işlerseniz aslında iyileştikten sonra bulunduğu yere salınması en iyisidir. Eğer bulunduğu yer bilinmiyorsa o zaman lütfen hayvanın türü ve yaşam alanı hakkında internetten vb araştırma yapıp ona uygun bir yer saptadıktan sonra salmalısınız. Gece yaşayan hayvanlar akşam vakti, gündüz yaşayanlar ise sabah çok erken doğaya salınmalıdır. Lütfen bu doğaya geriye bırakma konusunu ciddiye alınız. Bir yaban hayvanına yardım etme aşamalarının en sonuncusu ve bence en önemlisi bu aşamadır. Bir yaban hayvanını doğaya salacağınız günün uygun mevsim koşullarında olmasına dikkat etmelisiniz. Çok yağışlı, aniden soğuk havaların başladığı, çok sıcak günlerde vb hayvanı ilk günlerinde zorlayacak hava şartlarında salmamalısınız. Yaban hayvanlarını salmadan önce mutlaka karnını doyurunuz. Hatta saldığınız bölgeye sizinle kaldığı süre boyunca beslediğiniz yem ve diğer yiyeceklerden birkaç yere bırakmanız çok yararlı olabilir.

Önemli bir konuda bulunan veya tedavi edilen kuşların göçmen kuş mu yoksa Türkiye'de yerleşik bir tür mü olduğunu iyi saptamanız gerekir. Kuşun yaralı veya hasta bulunduğu mevsimde göç yolu üzerinde Türkiye'den geçtiği veya konakladığı zamana denk gelebileceğini ve iyileşme süreci sonrası mevsim olarak Türkiye'de bulunmasına uygun olmayan bir mevsimde olabileceğini göz ardı etmeyiniz.

Asla bu hayvanları kafeslere kapatıp yada evcilleştirip uzun süre beslemeyi düşünmeyin. Her zaman iyileşme kadar besleyip sonra onu doğaya kavuşturmayı planlamalısınız.Ayrıca bazı yaban hayvanlarının beslemek yasalarla ve ciddi cezalarla yasaklanmıştır. Tabi en önemlisi sincaptan, kargaya, kaplumbağadan, sakaya kadar tüm yaban hayvanlarının korunması bizim insanlık görevimizdir. Onlar doğaya aittir, bize değil!

http://www.tavsiyeediyorum.com/makale_10530.htm

replika rolex