Köpek

Evde kediniz mi var derdiniz var!

        Evde kediniz mi var derdiniz var!
Tabi ki dert derken belki de kiminize göre tatlı bela cinsinden bir dert bu!
Öncelikle ev yaşamında kedinin girmeyeceği veya üzerine çıkamayacağı hiçbir yer yoktur. Ona göre her yer tırmanılmaya veya üzerine atlanmaya uygundur.
Aniden tül perdeler atlayıp tırnaklarını tutunmaya çalışabilir. O sırada perdenin yırtılması ve yavaş yavaş yırtılan perdeden aşağıya kayması veya tırnaklarıyla yırtılmış perdede asılı kalması hiç önemli değildir.
Koltukların arkalarından aniden yemek masasına atlamak veya bir anda okuduğunuz gazetenizin tam ortasına rugby oyuncusu gibi dalıvermek kediler için normal davranış olarak görülür.
         Diz üstü veya masaüstü bilgisayarınızda yazı yazarken gelip klavye üzerinden salına salına geçerek yazıya ‘’kjhvlrşişb’’ veya ‘’gslfğvufbdlnvbtj’’ gibi anlamlı kelimeler eklemekte normaldir.
Her türlü küçük objeyi önünüzden veya elinizden çalıp sonra onunla oynarken koltukların veya dolapların en ulaşılmaz yerlerine kaçırmakta bir kedi için normaldir.
         Bu arada o bütün bunları yaparken bağırırsanız veya engel olmaya kalkarsanız, lunaparka getirilmiş ve oyuncaklara binmesine engel olunmuş bir çocuk gibi yaygarayı basar ve size sonsuza kadar sürecek gibi küsebilir.
Yada hiç ama hiç umursamaz o an içinde bulunduğu sportif faaliyetine aynen devam edebilir. 

                            kediler böylesine eğlenceli yaratıklardır

Köpek ve kedide elden beslenme

Köpek ve kedide elden beslenme


        Köpek veya kediniz ne kadar iyi eğitim alırsa alsın, siz bir şeyler yerken çevrenizde dolanıp yediklerinizden ısrarla payını isteyebilir. Hele bir de arada dayanamayıp küçücük bir parça yediğinizden verirseniz. Bu isteğin, duygusal baskının iyice artığını göreceksiniz. Sadece bakışları ile bile kendisini acındırmayı nasıl da başarırlar. ‘’Canım, biz de arada veririz ne olacak’’ diyebilirsiniz! Ama sonra ona masamızdan, çocukların elinden yiyecek çaldı diye kızmayın. Tüyleri fazla dökülüyor veya cildi kaşınıyor ve kızarıyor veya ishal olup halınıza kaçırıyor diye kızmayın.

        Gelelim bunun çözümüne : Öncelikle Veteriner Hekiminizin tavsiye ettiği maması dışında hiçbir gıda vermeyin. Elden beslemeye alıştırmayın. Normal öğün saatleri dışında maması dahil bir yiyecek vermeyin. Siz yemek sofrasına oturmadan önce onun karnını doyurursanız ve sofradan asla hiçbir şey vermezseniz bu kötü huyunun alışkanlık haline gelmesini engellemiş olursunuz.

Kısırlaştırma ve kilo

Normal 0 21 false false false MicrosoftInternetExplorer4

Kısırlaştırma köpek veya kedinizin ilerde çıkabilecek bir çok istenmeyen sağlık ve davranış problemini ortadan kaldırır. Ama bu hayvanların beslenmesine dikkat etmelisiniz! Çünkü kilo almaya eğilimleri artar . Ama bu onları kısırlaştırmamıza engel bir neden değildir. Çünkü kısırlaştırma sonucu yararlınım açısından kilo alma çok daha önemsiz kalır.

Veteriner hekiminizin tavsiye edeceği uygun mama vb gıdaları yine hekiminizin tavsiyesine uygun toplam günlük öğünü gün içine bölerek, yani fazla yemek yeme meraklısı hayvanınızı oyalayarak kilo almasını engelleyebilirsiniz. Tabi en önemlisi de köpeğinizi bol yürüyüşle ve kedinizi de bol oyuncak ve oyunla eksersiz yaptırmanız çok yararlıdır.

Denizi görünce dayanamayıp atlarlar

Amatör köpek üretimi yapmamalısınız.

Amatör köpek üretimi yapmamalısınız.

 

         Bir çok safkan ırk köpeği almak istediğinizde değişen fiyatlarda para ödemek zorunda kalırsınız. Bu sadece Türkiye’de değil tüm dünyada böyledir. Yüksek bir bedel ödeyip bir köpek alan bazı insanlar bu işin karlı olduğunu düşünüp dişi köpeklerini yavrulatma ve benzer fiyatlara satma planları yaparlar.

        Bazen de kızım annelik içgüdüsünü tatsın diye de yavrulatmak isteyenler olur. Ne yazık ki dişi bir köpeğin doğumu, sonrasında yavruların bakımı ve yavruların elden çıkarılması aşamalarında göz ardı edilen çok fazla faktör vardır.

       Bir örnekle açıklamak istersem:

       Bir Golden retriever’i üretip satmak veya annelik duygusunu tatsın diye yavrulattığınızda şunu hiç bir zaman unutmayın 6 ile 9 arası yavru doğurur. Ve çoğunlukla da 9 yavru doğurur. Gebelik 63-68 gün sürer ve arkasından da 45 gün kadar emzirme dönemi vardır. Bu dönemde anneyi ve sonlarına doğru da hem anneyi hem de yavruları çok kaliteli mamalarla beslemek zorundasınız. Eğer safkan ırkları bu şekilde beslemezseniz anne de sorunlar çıktığı gibi, yavrularda da ilerleyen yaşlarda beslenme eksikliğine bağlı kalça çıkığı, raşitizm gibi ortopedik hastalıklardan, gelişme geriliklerine kadar bir çok sorunlar ortaya çıkar.

       Yavrular çok kısa sürede gelişip, havlamaya ve etrafa tuvaletlerini yapmaya başlarlar. Bu durum ev ortamında çok fazla ama bahçede bile zorluklar yaratmaya başlar.

       Diyelim bunların hepsini hallettiniz. Bu seferde gözünün içine bakıp büyüttüğünüz kızınızın  o güzelim 9 yavrusundan sadece 2-3 tanesini kendi seçtiğiniz güvendiğiniz birilerine satabilirsiniz.  2-3 tanesini de sevdiğiniz eş dost akrabalara hediye etseniz yine de elinizde 2-3 yavru kalır. Bu çok üzücü bir durumdur. Yavrular büyüdükçe vermek veya satmak zorlaşır. Daha önceki 2-3 tane satılan veya hediye dediğimiz de en iyi şartlarda olandır.

       Özetle dünya tatlısı 9 yavrunuzun duruma göre değişen sayıda olanı elinizde kalır. Bu yavruları da ya çok ucuza çok fazla sık eleyip dokumadan kim alırsa ona satar veya bedavaya sahiplendirirsiniz. Bu son gruptakiler hemen her zaman iyi yuvalar bulma konusunda şanssız olan yavrular olur. Hatta bir kısmı da ne yazık ki sokaklara ve sonunda da barınaklara düşebilir.

       Sonuç olarak; Lütfen köpeğinizi yavrulatmadan önce veteriner hekiminize danışınız. Sonradan üzüleceğinize, dişi köpeğinize en büyük iyiliği yapıp olgunlaştıktan sonra onu kısırlaştırınız. Unutmayın köpekler tam olarak bizim gibi değillerdir. Yani bir köpek anne olamadım diye düşünmez ve üzülmez.

 

replika rolex