Köpek

Köpeğinizi arada yalnız bırakmalısınız

Köpeğinizi belli sürelerde yalnız bırakmak sanıldığının aksine onları depresyona sokmaz. Tam tersine yapıları gereği sabah ve akşam yoğun faaliyetler dışında serilip yatmak ve derin uyku uyumak eğilimindedirler. Ben yavru köpeklerin eğitimine en baştan başlarken ilk tavsiyelerim içinde köpeğinizle birlikte olma ve yalnız kalma sürelerini ve nedenlerini anlatıyorum. Sürekli birlikte yaşadığınız köpekler kişilik kazanamazlar, zaten insana aşırı bağımlı olma eğilimleri nedeniyle sizin onların yanınızda olmadığınız durumlarda düşünemeyeceğiniz kadar mutsuz olurlar. Ama baştan itibaren onları doğaları gereği yalnız kalabilecekleri zamanlar verip, sizle oldukları zamanları da oyun, eğitim, uzun yürüyüş ve koşularla geçirirseniz o dillerini dışarıya çıkarıp ağızlarına yayılan köpek gülüşü ile ödüllendirilirsiniz.

Büyük köpek sahibi olmak kadınlar için zordur

Hangi köpeği besleyeceğinize karar verirken bir çok faktörü değerlendirmemiz gerekirken hemen her zaman beğendiğiniz veya bir arkadaşınızda görüp sevdiğiniz bir köpeğin benzeri bir ırkı düşünürsünüz. Köpek ırkını seçerken tüylerinin uzunluğundan, huyuna ve gereksindiği yaşam alanına kadar bir çok faktörü göz önüne almalısınız. Özellikle kadınlar köpek sahibi olmayı düşündükleri zaman çok daha dikkatli düşünmelidirler. Genelde büyük ırkları almayı düşünüyorsanız minicik yavrunun çok kısa sürede kocaman bir köpek olacağını unutmamalısınız. Rotweiler, Labrador Retriever, German Shepherd, Boxer vb ırklar kaslı, güçlü yapılı ve enerjik köpek ırklarıdır. Bu ırkların bakımı sırasında gereksindiği bahçe veya teras veya geniş ev gibi gereksinimlerini düşündüğünüz gibi bu büyük köpeklerin mutlaka gezdirilmeleri gerektiğini de düşünmelisiniz. Büyük ve güçlü köpekler ne kadar sakin huylu olurlarsa olsunlar çevrelerindeki diğer köpekler, kediler vb diğer uyaranlara ani reaksiyon gösterebilirler ve aniden hızla sizi de setçe çekerek ilgi duydukları objeye doğru atak yapabilirler. Böyle bir durumda kadınlar köpeklerini tutmakta güçlük çekerler ve yere düşübilir, yaralanabilir, hatta sakatlanabilirler. Köpeğin bu tip hareketleri genelde aniden gelişir ve bir erkek için bile zaptetmek çok kolay değildir. Sizi çeken köpeğiniz sizi düşürdüğü gibi elinizde kurtulup başka bir köpeğe zarar verebilir veya kavgaya neden olabilir ya da caddeye çıkıp trafik kazasına uğrayabilir.

Tüm bu nedenlerle ben eğer gücüne güvenmiyorsa kadınların büyük ve güçlü köpek ırklarını seçmelerine sıcak bakmıyorum. Tüm bunlara rağmen ille de ben büyük köpek alacağım ve çok seviyorum diyorsanız o zamanda mutlaka sizi de birlikte eğiten profesyonel köpek eğitmenlerinden yardım almalısınız. Özellikle köpeğinizle Agility-Çeviklik vb eğitimlere katılırsanız köpeğiniz büyükte olsa onu kontrol altında tutma şansınız olur.

Köpeklerimizi tasmayla gezdirmeliyiz

Tabi ki insanla köpek arasındaki bağı oluşturan öncelikle sevgi ve dostluktur. Ama köpeğimizin kontrolünü sağlamak, onu eğitmek ve korumak için başka bir bağ daha gereklidir. Bu da çeşitli şekil, uzunluk ve malzemelerden yapılan tasma, kayış ve zincirleridir. Köpeklerin boynuna ve göğsüne taktığımız tasmalar sayesinde onu yakınımızda durmaya, caddelerden geçerken yavaş veya hızlı yürümesine, gerektiğinde durmasına veya koşmasına alıştırırız. Ayrıca temel eğitim almamış köpeklerde tasma sistemi sayesinde köpeğimizin kaçıp gitmesine, başına bir şeyler gelmesine engel olmuş oluruz. Her türlü durumda dünyanın her yerinde düzenli ülkelerde olduğu gibi Türkiye'de de hem yasalar hem de normal toplumsal kurallar gereği köpekler tasmayla dolaşması kuralı koyulmuştur. Aksi taktirde köpek-insan birlikte yaşamında bir çok sorunlar ortaya çıkmaktadır. Tüm bu kanun ve kurallara rağmen hala daha ülkemizde rotweiler, Alman kurdu, doberman gibi enerjik ve bazen en azından birbirlerine ve diğer köpeklere karşı saldırgan olabilen köpek ırkları bile sahipleri tarafından tasmasız, başıboş gezdirilmektedir. Bu tip koruma köpeklerinin sahipleri köpeklerinin iyi huylu olduğunu söyleyerek diğer köpek sahiplerinin ve diğer insanların uyarılarına kulak asmayarak köpeklerini kontrol altına almamaktadırlar. Ne yazık ki köpek eğitimi konusunda eğitim almadıysanız ve gerçekten yeterli bilginiz yoksa köpeğinizin serbest gezerken yapabilecekleri konusunda kesin olarak emin olamazsınız. Sizin köpeğiniz çok iyi huylu olabilir ama bir başkasının tasmalı veya yine serbest gezdirdiği bir köpek sizin gezdirdiğiniz bölgeye girdiği zaman bir anda kavgaya girişebilirler. Bu durumda siz daha ne olduğunu anlamadan köpekler birbirlerini yaralayabilir hatta öldürebilirler. Bu tip kavga durumlarında genelde köpekler yaralandığı gibi o gerginlikte köpeklerini ayırmaya çalışan sahipleri de ciddi olarak yaralanabilirler.

Bunun dışında serbest gezdirilen köpeklerin her an arabaların önüne caddeye koşturması riski vardır. Kliniğime gelen araba kazası geçirmiş köpeklerin hemen hepsi sahiplerinin kendilerine güvenerek tasmasız gezdirdikleri köpeklerdir. Köpeğiniz normalde sizi çok iyi dinleyip yanınızdan hiç ayrılmayabilir ama gördüğü bir kedi veya başka bir köpek ya da ilgisini çeken onu heyecanlandıran bir anlık gelişen bir olayla siz ne olduğunu anlamadan arabanın altında kalabilir ve son pişmanlık fayda etmez.

Tüm bu anlattıklarımızı dikkate alırsanız hem çevremizde bizimle birlikte yaşayan köpek sahibi veya değil tüm insanlara saygı göstermek açısından hem de bazı istenmeyen üzücü kavga ve kazlara neden olmamak için köpeklerimizi kesinlikle tasma ve uzamalı veya normal kayışlarla kontrollü gezdirmeliyiz.

Yaşlı köpeklerinde eksersize ihtiyacı vardır

Tüm köpekler için doğaları gereği gün içinde bol bol gezme, yürüyüş yapma hatta koşturma ihtiyaçları vardır. Köpeklerde eksersiz sadece yavrularda, genç ve yetişkinlerde değil yaşlanmış köpeklerde de önemlidir. Aynı insanlarda olduğu gibi yaşlandıkça tansiyon, kalp, damar sertliği vb bir çok hastalığın risk oluşturduğu ve metabolizması yavaşlayan yaşlı köpeklerimizin sağlıklı bir yaşlılık geçirmesi için onları belki çok yormadan ama yine de sık sık yürüyüşlere çıkararak gezdirmeliyiz. Unutmayın gezen köpekler depresyona girmez ve her zaman daha sağlıklı olurlar.

Köpeğimi çok seviyorum

kopegimi_cok_seviyorumKöpekler tüm hayvanların içinde insanlara en fazla yakın hayvanlardır. Hatta insansız yaşayamayacak kadar insana bağlı bir hayvan türüdür.

Köpeklerin atası olan kurtların evcilleşmeleri de zaten insanla yemek, barınak, korunma bağlantıları ve içgüdülerinin etkisi ile yavaş yavaş olmuştur. Bu şekilde evcilleşerek aramıza katılan köpek artık insansız yaşayamaz hale gelmiştir. O yüzden sokaktaki sahipsiz bir köpeğe çok az ilgi ve sevgi gösterseniz hemen peşinize takılır ve sizi sahibi olarak seçmek ister.

Günümüzde ailelerimizin içine aldığımız köpeklerde ise durum biraz daha farklılıklar taşır. Köpek dostumuz yine insansız yaşayamayacak kadar tüm aileye bağlılık gösterir ama bu bağlılık eğer dikkat edilmezse bağımlılığa dönüşebilir. Köpek alıştığı iyi veya kötü her durumdan geriye dönmekte zorluk yaşar. Her gece televizyon izlerken koltukta kucağınızda yatırdığınız bir köpeği bir gün tüylerinden rahatsız olduğunuz için ''Hayır! Koltuğa çıkmak yok!'' derseniz bunu anlamakta çok güçlük çeker ve aşırı mutsuz olur. Ya da yeni aldığınız yavru bir köpeği daha ilk geceden ağlıyor diye yatağınızda yatırırsanız köpeğin şartlanması ve alışkanlıklarında bunun geri dönüşü zordur.

Bunun örneklerini arttırabiliriz. Elden veya sofradan yemek verilen köpekler bunu sizden hep beklemeye başlarlar. Cep telefonu veya televizyon kumandası ya da terlik herhangi bir eşyanızı ortada bırakıp kemirmesine izin verirseniz bunu bir kere bile yapsa alışkanlık haline getirebilir ve vazgeçmesi güç olabilir.

Köpekler sizinle olan yaşamlarında herhangi bir konforu veya davranışı bir kere bile yapabilirlerse bunu normal davranışları içine katarlar ve tekrarları ile alışkanlıkları arasına alırlar. Ne kadar çok yaparlarsa o kadar alışkanlık olur. İç güdüleri böyle çalışır.

O yüzden köpeğinizle birlikte olan yaşamınızda sonradan rahatsız olacağınız hiçbir alışkanlığın yavruluğunda veya büyüme evresinde oluşmasına izin vermemelisiniz. Evinize veya bahçenize köpeğinizin ilk geldiği andan itibaren iyi düşünüp kuralları koyarsanız daha sonrasında hem onu üzmezsiniz hem de siz gereksiz uğraşmazsınız. Ama büyüyünce yatağa çıkması beni rahatsız etmeyecek diyorsanız veya zararlı olduğunu biliyorum ama sofradan yemek her zaman vereceğim diyorsanız o zaman zaten kural koymanıza gerek yoktur. Tek sorun sonradan pişman olduğunuzda ve rahatsız olduğunuzda geri dönüşün zor hatta bazen imkansız olduğunu bilmenizdir.

Peki, köpekte geriye dönüşü zor olan alışkanlıklar nelerdir? Kısaca listelersek:

1- Yatağınızda veya koltukta yatmak

2- Elden yemek yemek ve sizin yemeklerinizi istemek

3- Sofradan yemek çalmak

4- Size ait olan eşyaları kemirmek

5- Evde gece veya gündüz yalnız kalamamak

6- Evde tuvaletini yapmak

7- Bahçede çiçeklere ve ağaçlara evde saksı çiçeklerine zarar vermek

8- Kapı çaldığında veya dışarıdan gelen seslere fazla havlamak

9- Eve gelen misafirlere saldırmak hatta ısırmak

Unutmayın bu saydığım davranışlardan herhangi birisi bile sizin köpeğinizle olan yaşamınızda mutluluk yerine mutsuzluğa ve sıkıntıya neden olabilir. Zaten köpeklerine bakamayıp sokağa atanlar veya barınaklara veya başka birisine verenlerin çoğu bu sorunlardan şikayetçidir. Kliniğime her hafta 4-5 kişi başvurup bu davranış bozukluklarına çözüm bulmamızı istiyor. Yavru olarak gelip uyarılarımı dikkat edenlerin ise ileri ki yaşlarında yukarıdaki sorunlarının hiçbirisi oluşmuyor.

Köpeğimizi seviyoruz...köpek sevgisi bambaşka bir şey ben de biliyorum ama lütfen aşırı sevgi nedeni ile onu aşırı şımartıp sonra da bundan onu sorumlu tutmayınız.

BritishCat_forweb Bulldog_forwebguinea11_forwebguinea12_forweb