Keyfini göstermenin yolları

Her canlı keyifli olduğunu farklı şekilde gösterir. Biz insanlar, neşeyle konuşur, güler ve hatta kahkaha atarız.
               Köpekler koşturur, heyecanla farklı bir şekilde havlar, kuyruklarını sallar ve hevesle güler gibi ağzı açık dil dışarıda yüzünüze bakarak sizi oyuna çağırırlar.
               Kediler ise keyiflendiklerinde genizlerinden gelen hırıldamaya benzer bir sesle mırıldanırlar. Daha önce hiç kedi beslememiş birisi için bu ses şaşırtıcı hatta ürkütücü olabilir. Ama kediler mutluluklarını böyle gösterirler. Size sürünürler ve keyif derecelerine bağlı olarak değişen şiddette sesle mırıldarlar.
              Kuşlarda neşeli ve keyifli olduklarında bol bol şakırlar. Evcil konuşan bir muhabbet kuşunuz veya papağanınız varsa o zamanda çenesinin düştüğünü…tüm bildiği kelimeleri arka arkaya sıraladıklarını, dikkatinizi çekmeye çalıştıklarını görürsünüz.
              Akvaryum balıkları ise en canlı renklere bürünürler. Her zaman verdiğiniz yemlere karşı ilgilidirler, Özellikle canlı doğuran dediğimiz lepistes, platy, moly gibi balıklarda dişiler ve erkekler üreme faaliyetlerinde bulunurlar.  Tüm balıklar sürekli hareketli ve akvaryumun her köşesini gezerler.

İguana bilgi ve tavsiyeler

dinoSağlıklı bir iguana almak için

         Petshoplarda her zaman rastlayabileceğiniz küçük yeşil şirin yaratıklar olan İguanaları alırken bazı hususlara dikkat etmeniz gerekmektedir. Öncelikle bu hayvancıkları satın alıp evinize götürmeden önce ona uygun barınağını hazırlamalısınız. Bu konuda İguananızı aldığınız petshopun veteriner hekiminden bilgi almalısınız.

Peki sağlıklı bir iguana nasıl olur?

         Öncelikle vücudunun ana rengi yeşildir ama kahverengi desenleri vardır. Sağlıklı İguanalarda bu yeşil renk fıstık yeşili ve parlak renklidir. Üzerinde siyah bölgeler, yaralar, kabuklar, düzensiz kahverengileşme olmamalıdır.

           Vücudunda özelikle baş bölgesinde kırmızı çok küçük akar dediğimiz parazitlerin olup olmadığı kontrol edilmelidir.

         Sağlıklı bir iguananın vücudu dolgundur. Çok zayıf, ayakları fazla kemikli iguanalar ya uzun süredir marul vb gıdalarla eksik beslenmiştir ya da bu hayvanlarda bir sağlık problemi vardır.

           En son dikkat edeceğiniz özellik ise sağlıklı iguanalar çok hareketlidir. Eğer bulundukları ortam soğuk değilse çok atik ve hızlı hareket ederler.

 

Geçmiş zamanda bir çok kere iguana besledim. Ama bir tanesi kocaman olmuştu. Parmağım kadar almıştım ve ismini İgy koymuştum. Sonra dev gibi olup bir dinazora benzeyince ismini T-Rex olarak değiştirdim. Bu hayvanları da bitkisel besliyorsunuz Bu hayvanlara beslenme şekline göre olan sınıflandırmada Leavist ve Flowerist yani yaprak ve çiçek yiyen diyorlar. Ege otları dediğimiz hindiba, ebegümeci, labada, leylek gagası, eşek helvası, hardal, kapurcak vb tüm yenen yapraklı otları, roka, dereotu gibi otları verebilirsiniz. Ayrıca, hatmi ve hibiscus dediğimiz Japon gülü çiçekleri en önemli besin kaynağıdır. Japon gülünün yapraklarını da bolca kullanabilirsiniz. japon gülünün saksılarda bodurları büyük market ve çiçek seralarında satılıyor. alır almaz yapraklarını vermeyin 3-4 gün iyice ve bol suyla yıkayın belki ilaçlama yapmış olabilirler-ama sonra her gün 1-2 yaprağı yiyebileceği büyüklükte makasla keserek salatasına katabilirsiniz.

Benim şimdiye kadar beslediğim hiçbir iguana maydanozu çok sevmedi ama dereotunu tokken bile hırsla yiyorlar.

Bu yeşilliklere ek olarak kabak, elma, armut, kivi gibi meyve ve sebzelerden de salatalarına karıştırmak çok yararlıdır. Salatalık ve marulu besin değeri düşük ama su oranı yüksek olduğu için diyet dışı bırakıyoruz. Bu hayvanlarda ayrıca havuç, domates, brokoli, karnabahar,lahana, pancar gibi besinler ya hiç ya da gerçekten çok az miktarlarda verilmesi gerekiyor çünkü ileri yaşlarında tiroid problemine neden olabiliyor. İguanaları köpek ve kedi mamaları ile beslediğiniz de son derece canlı renklere kavuşuyorlar ama belli bir yaştan sonra böbrek problemlerinden iguananızı kaybediyorsunuz. O yüzden severek yese bile asla bitkisel olmayan bu tür besinler vermiyorsunuz.
Bu hayvanlarda ısı çok önemli! Soğuk kanlı canlılar oldukları için düşük ısılarda tüm faaliyetleri duruyor ve metabolizmaları yavaşlayarak yiyecek yemiyorlar ve yavaş yavaş ölüyorlar veya dirençleri kırılıp hastalanıyorlar. Hiç ummayacağınız kadar yüksek ısıları seviyorlar. Ben iguanalarla ilgili ilk araştırmalarımı yaparken çeviri sonucu şoka girmiştim Çünkü 38 santigrat derece de durmaları gerekiyor. İnanmayacaksınız ama bulundukları terraryumun ısısı 32-33 e falan bile düşse hemen soğuyup yemek yemeyi kesiyorlar.
Beslediğiniz iguananın iskelet sisteminde deformasyonlarla gelişen bir metabolizma hastalığına(Raşitizm benzeri bir hastalık) yakalanmaması için terraryumunda ultraviole, infrared vb özel sürüngen lambalarını bulundurmak ve fırsat buldukça direkt güneş ışığında güneşlendirmek gerekiyor. İnfrared lambayı havalar çok sıcak olmadığı sürece 24 saat yakabilirsiniz ya da termostata bağlayabilirsiniz. İguanalarda ısınma için asla ısınma kaya veya dekoratif ısı aksesuarları kullanmayınız . Bu hayvanlar sıcağı çok fazla sevdikleri için ısınmaya çalışırken aynı bizim kamp ateşinde önümüz yanıp sırtımızın buz kesmesi gibi yandıklarını anlamaz ve uzun süre karınlarını bu taşlara dayadıkları için ciddi deri yanıklarına maruz kalabilirler. İguanaların bulunduğu ortamlardaki ısı yayan tüm lambalarda iguananın değmesine engel olacak şekilde tel kafesle kapatılmalıdır. Ayrıca iguana barınakları içinde elektrik bağlantıları, kablo vb dikkatle tutturulmalı ve iyi montaj yapılmalıdır. Bu hayvanlar doğada ağaçlarda da yaşadıkları için tırmanma ve tutunma ustasıdırlar ve özellikle büyüdüklerinde ağırlıkları artacağı için ve ciddi güçlenecekleri için her türlü kablo vb düzeneği koparabilirler elektrik çarpması sonucu hayatlarını kaybedebilirler.

Ayrıca sürüngenler için satılan ‘Reptical’ vb calsiyum fosfor katkı maddeleri içeren ilaçlarda kullanabilirsiniz.

 

 

İçinde duracağı barınağı büyük yaparsanız iguananız büyür. biliyorsunuz bir çok hayvanda dar alanlarda bonzai etkisi oluşuyor. Japon balıkları fanusda yıllarca küçücük kalıyorlar.

Saldırganlık ve ısırma eğilimi çok sık elinize alarak çözülebilir.

İguanalarda özellikle ergenlikten sonra testesterona bağlı belli bir yaştan sonra ciddi saldırganlık başlayabilir. Çiftliklerde üretim sırasında sürekli yakın akraba eşleştirmelerinden kaynaklanan bu durumun ne yazık ki çaresi yoktur. Benim iguanam bu sorun yüzünden son zamanlarda bulunduğu barınağın ön camına o kadar hızlı ve sert ataklar yapıyordu ki kırılmamasına şaşırıyordum ve flexiglas yapmayı düşünmeye başlamıştım. Burnu sürtünmeden yara olmuştu.

Bu davranış bozukluğuna önlem olarak çok sık elinize alın ve elden besleme yapın.

Bulunduğu ortam sıcaklığı 38 santigrat derece civarı olmalı ve iguananıza ellediğinizde tüm vücudu sıcak olmalı. Eğer soğuksa metabolizması yavaşlamış demektir ve yeterli beslenemez ve yavaş yavaş eksikler nedeniyle iguananızı kaybedebilirsiniz.

Normalde iguanalar tuzu burunlarından püskürterek atarlar. O yüzden akvaryumun camı sürekli kirlenir. Bu en fazla deniz iguanalarında gözlemlenebilen bir özelliktir. Denize dalıp yosunları yerlerken yuttukları fazlaca tuzu sürekli burunlarından püskürterek atarlar.

İguanada dış parazitler

İguanalarda derisi üzerinde akar dediğimiz gözle güçlükle görülebilen parazitler oluşabilir. Bu akarlar genelde alındığında zaten üzerinde vardır ve uygun ortam bulduklarında çoğalırlar. Ya da petshoptan alıp barınağına sonradan koyduğunuz, kütük, taş vb aksesuarlarla da taşınabilir. Daha çok baş ve boyun bölgesine yerleşen kırmızımsı renkteki bu küçük böcekçikler, iguananın vücudunda irritasyon oluşturup oluşan akıntı ve kepeklenmelerle beslenirler. İguanamızı uykusuz bırakır, aşırı strese girmesine neden olup zayıflamasına, iştahsızlığına ve diğer hastalıklara karşı direncinin düşmesine neden olabilirler. Bu parazitler açısından iguananızın özellikle baş boyun bölgelerini her hafta kontrol etmelisiniz. Barınağına yeni bir malzeme koymadan, eğer malzemenin yapısı uygunsa sıcak suda iyice yıkadıktan sonra veya yine veteriner hekiminizin size verebileceği antiparaziter ilaçlarla hazırlanmış sularda kısa süre bekletmelisiniz. Bu şekilde derisinde parazite benzer şüpheli durumlar gördüğünüz iguananızı vakit geçirmeden veteriner hekime götürmelisiniz. Veteriner hekiminiz size hem iguana hem de barınağı için uygun ilaçlarını verecek ve dostunuz zayıf düşmeden onu bu parazitlerden kurtaracaktır.

İguanalarda iç parazitler:

Özellikle geldikleri yerden aldıkları veya sizin besleme sırasında mecburen çiğ olarak verdiğiniz bitkiler veya sebzelerden alabildiği bazı iç parazit türleri bazen iguanalarınızın sindirim sisteminde sorunlara neden olabilir. Bu tip sorunların yaşanmaması için aynı kedi ve köpeklerde olduğu gibi iguanalarda da bazı iç parazit tedavileri yapılarak tenya ve solucanlarından kurtulması veya korunması kliniğimizde uygun ilaçlarla sağlanmaktadır.

İguanaların evcil hayatta terraryum ve benzeri ortamlarda beslendiğinde ömürleri 10-15 yıl civarındadır. Ama ne yazık ki ülkemizde satın alınan iguanaların bir çoğu özellikle beslenme, ısı vb konularında tam bilgilendirilme olmadan satıldığı için daha birkaç ayını bitirmeden ölmektedir. Her yıl ülkemize ithal olarak giren iguanaların %3-5 i büyüyüp sağlıklı yaşayabilmektedir. Bu hayvanlar satış yapılan yerlerde önlerine kolay olduğu için havuç rende ve marul koyularak beslenirler ve satın alan kişilere de zaten satışı yapan personelin bilgisi olmadığı için veya önemsemediği için bilgi verilmez ve ne yazık ki zaten çoğu zaman kötü durumda alınan bu güzelim hayvanlar insanların evlerinde bir gün ölüp giderler. Zaten bu tip bilgilendirme yazılarını yazma sebebim de bu tip üzücü olayların yaşanmasını bir nebzede olsa önlemektir. Burada yazanların dışında da bir soru veya sorun olduğunda her zaman her yerde söylediğim gibi site içinde yazan telefon numaralarımdan bana ulaşıp sormaya çekinmemelisiniz.

İguanalar ilk yavruluk ve gençlik dönemlerinde doğru beslenme ve şartların sağlanması ile de bağlantılı olarak daha hızlı gelişirler. Bu hızlı gelişmeyi düzenli olarak vücudundaki bazı bölgelerde meydana gelen deri değiştirmeleri ile anlayabiliriz. Sık sık deri değiştiren iguana gelişiyor ve büyüyor demektir. Benim iguanalarım büyürken bir dönem deri değiştirdiği bölümleri not almıştım. Bu bölgeler sadece baş ve kuyruk-ön kol ve bacaklar-vucut-bazen baş boyun ve ön kollar gibi hep farklı farklı bölümlerde meydana geliyordu. İguananın yaşı ilerledikçe büyümesi yavaşlar ve deri değiştirme periyotlarının arası da açılır. İguanalar ve tüm sürüngenler tüm hayatları boyunca büyümeye devam ederler. O yüzden genelde yetişkin boyutları için bazı ölçüler söz konusu olsa da eğer iguananızı sağlıklı ve uzun yaşatabilirseniz rekor boyutlara çıkabilir. Ama yine de büyüdükçe özellikle erişkinlikten sonra vücut daha tıknaz ve kaslı yapıya kavuşur ve kuyruk gözle gördüğünüzde şaşıracağınız uzunluklara çıkabilir. Bu kadar büyümüş bir iguananın kuyruğundan sakınmalısınız. Sinirlendiğinde kamçı gibi savuracağı kuyruğu ile canınızı yakabileceği gibi size veya başka bir evcil hayvana zarar verebilir. Büyüyen iguanalar özellikle saldırganlaşırlarsa ısırmaları açısından da tehlike arz edebilirler. İguanalar yavru ve evcilleşme dönemleri öncesinde kendilerini koruma için ısırma hareketleri yapabilirler. Ama hiçbir zaman bir Bearded Dragon kertenkelesi kadar şiddetli ısırmazlar. Ama büyümüş ve agresif özellik gösteren iguanalar çok özellikle elerlinizi veya parmaklarınızı çok ciddi şekilde ısırabilir ve aynı timsahlar gibi ısırdıktan sonra dönerek size zarar vermeye çalışabilirler. Ama bunların hepsi iyi evcilleştirilmemiş veya genetik olarak yakın akraba iguanaların çiftleştirilmesi sonucu agresif özellik kazanan erkek iguanalar için geçerlidir. Bu kötü huyları yapmayan bir sürü iguanası olan iguana sahibi de tanıyorum.

İguanaların dişilerinde bazen yine hormonların etkisi ile ortamda veya yanında erkek olmamasına rağmen uterus-rahim içinde yumurtalar oluşabilir. Genelde 20’ye yakın yumurta oluşturabilen dişi iguanalar bu yumurtaların oluştuğu fark edilmezse küçük terraryum ortamlarında yumurtlamaya uygun ortam olmadığı için özellikle gecikilen olaylarda ölebilirler. Bu sorunun belirtileri dişi iguananın iştahtan kesilmesine rağmen karnının büyümesi ile şüphe oluşturabilir. Veteriner hekimin röntgen ile yumurtaları tanımlaması sonucu ya uygun geniş bir kum kasa vb içine yumurtlaması için deneme yapılır ya da acil durumlarda ovariohysterectomie veya sezaryen operasyonu dediğimiz operatif müdahaleler ile dişi iguananın karın boşluğundaki yumurtalar alınır. Merak edenler için belirteyim Türkiye şartlarında bu hayvanların üretilmesi pek olası değildir.

İguanalar için sonbahar ve kış uyarıları;

*Bulundukları barınakta ısı kaynağını hazırlamalısınız. Bu ısı kaynağı termostatla ayarlanan özel lambalar olmalıdır. Isıyı 38 C dereceye ayarlamalısınız. Egzotik bir hayvan olan iguanalar düşük sıcaklarda metabolizmalarını ayarlayamadıkları için yemek yemezler, yemek yeseler bile yediklerini sindiremezler.

*Bu aylarda ve özellikle kış aylarında mümkün olan her zaman iguananız direk güneş ışığında güneşlenmesini sağlayınız.

*Beslenme menüsündeki en güzel besinlerden birisi olan hindiba vb yapraklı otlar bu dönemde yağmurların yağması ile yeşil alanlarda zenginleşir. Ayrıca mevsim sebzelerini iguananızın salatasına taze olarak katmayı ihmal etmeyin.

İguananız için ilkbahar ve yaz uyarıları:

*Bulunduğu barınakta ısı kaynağını kontrol etmelisiniz. Termostata rağmen bazen yaz aylarında ısı çok fazla artabileceği için barınakta bulunan ısı ölçer dereceyi her gün kontrol etmelisiniz. Ayrıca yaz aylarında ısınma sorunu ortadan kalkarken tam tersine çok fazla sıcaktan ve havasızlıktan etkilenmemeleri için küçük bir fan veya kafesli pencere ile barınakları havalandırılabilir.

*Bu aylarda iguananız direk güneş ışığı olmadan dış ortamda gölgede de ihtiyacı olan güneş enerjisinden yeterli oranda yararlanabilir.

*Bu dönemde beslenme menüsüne Japon gülü çiçek ve yapraklarını, hatmi çiçeklerini, dut yapraklarını katmak için bitkisel flora uygun hale gelir. Bu yaprak ve çiçekleri tanıdığınız ve bildiğiniz bitki ve ağaçlardan toplamalısınız. Aksi taktirde ilaçlama yapılmış yaprak ve çiçekleri iguananıza vererek zehirlenmesine neden olabilirsiniz. Emin olamadığınız durumlarda yaprakları iyice yıkayıp sonra kurulayarak verebilirsiniz.

 

İguanalar kedi köpek gibi sosyal hayvanlardır.

          

           Sahiplerini tanır ve hareketlerine alışırlar. Çeşitli hareketlerle sevgilerini ve ilgilerini belli ederler. Evde bulunan her aile ferdine farklı davranabilirler.

           Özellikle elden hindiba vb yapraklarla beslerseniz sizinle çok daha fazla iletişim kurabilirler.

           Evinizde eğer varsa diğer ev hayvanları ile de benzer davranışlarla bağlantı kurarlar. Bazen başlarını sallayarak yada korktuklarında veya öfkelendiklerinde kabarıp, kuyruklarını kamçı gibi kullanarak duygularını ifade edebilirler.

           Ne olduğunu merak ettikleri her şeye dilleri ile dokunarak tanımaya çalışırlar. Barınağına yeni koyduğunuz bir su kabı, kütük veya herhangi bir şey hemen her zaman arka arkaya birkaç dil dokunuşu ile tanımlanmaya çalışılır. Elinizi uzattığınızda elinize dilini dokundurarak tanımlar. Veya bir yaprak vermeye çalıştığınızda da önce yaprağa diliyle dokunur sonra ısırmaya başlar.

           Bulundukları alanı burunlarından püskürttükleri aynı zamanda tuzu atmakta kullandıkları su ile işaretlerler.

         Aynı kedi köpek gibi iguanalarında başını ve boyun bölgesini kaşıdığınızda keyiflenirler ve çok hoşlarına gider. Benim iguanamın testesterona bağlı aşırı agresifleştiği dönemde bile bu şekilde baş ve boyun bölgesini okşadığımda sakinleşiyor ve okşamama uzun süre izin veriyordu.

          İguanaları elinize alırken çok yavaş hareketlerle ve ürkütmeden almanız gerekir. Hatta yukarıda anlattığım şekilde önce baş ve boyun bölgesini okşayıp sakinleştirip sonra elinize alabilirsiniz. Elinize alırken her zaman göğüs bölgesinden ve üstten tutmalı ve elinize aldığınız anda diğer elinizle hemen kontrol altına almalısınız. Aksi taktirde çok hızlı hareket eden bu hayvanlar ağaçlara tırmanma alışkanlıkları ile de ellerini açarak kendilerini hızla ileriye doğru fırlatmaya çalışacaklardır. Genelde bu hareketleri yapmaya çalışırken sivri tırnakları ile ellerinizi ve kollarınızı çizebilirler. Hemen her zaman barınak zeminini ne kadar temiz tutarsanız tutun tırnakları mikroplu olabileceği için bu çizikler mikroplanabilir ve sonrasında hatta küçük sivilceler bile oluşabilir. Bu tür mikroplanmalarda korkmanıza gerek yoktur. Aynı kedi ve köpeklerin neden olduğu yüzlek tırnak çiziklerinde yaptığımız gibi betadin veya batticon dediğimiz her evde bulunması gerek antiseptiklerle yara yerleri iyice silinirse ve sonrasında da bepanthen dediğimiz epitelizan-sikatrizan deriyi hızlı iyileştiren pomatlar ile çizikler tedavi edilirse hiçbir sorun yaşamazsınız. Yanlış anlaşılmaması için tekrar bilgi veriyorum bu anlattığım mikroplanma iguanalardan insanlara geçen özel bir mikroptan kaynaklanmaz. Bizim bir çok başka yolla yaralanmalarımızda olabilecek adi mikroplanmalarla aynıdır.

           İguanalar bir arada yaşamaktan hoşlanan hayvanlardır. Ama bazı durumlarda özellikle gelişmiş erkekler birbirlerini ısırarak veya kuyrukları ile kamçılayarak kavgalar yapabilirler. Ama genelde aynı köpeklerde olduğu gibi bir arada büyüyen iguanalar hiyerarşik düzen içinde büyürken yaptıkları küçük kavgalar sonucu yerlerini belirleyerek büyüdüklerinde artık kavga etmeyebilirler.

           İguanaların diğer hayvanlara davranışları çok farklıdır. Birlikte alışarak büyüdüklerinde köpek, kedi, kuş, sincap, guinea pig vb ile dost olduklarını ben çok defalar gözlemledim. Ama özellikle kedilere ve büyük kuşlara karşı ciddi bir korkuları var. Sanırım yaşadıkları doğal ortamlarında kendilerini avlayan hayvanların içinde bu tip hayvanlar bulunuyor ve bu hayvanlar çiftliklerde büyütülse aynı farelerin içgüdüsel olarak kedilerden korkması gibi aniden aşırı tepki verip ürküp kaçışabiliyorlar.

İguanalar suyu ve rutubeti çok severler. Ayrıca çok iyi yüzücüdürler. Büyük göl ve sular içinde ön kollarını arkaya katlayarak vücut ve kuyruk kıvrılmaları ile çok hızlı yüzebilirler. Evlerimizde beslediğimiz iguanamızı ortama ve vaktimize göre her gün veya haftada bir kere ılık su doldurulmuş küvette yüzdürürsek dışkılama konusunda sorun yaşama ihtimalimiz azalır, derisini daha rahat değiştirir ve daha sağlıklı ve stressiz bir iguanamız olur. Bu arada iguanalarda yaşayabileceğiniz en büyük sıkıntılardan birisi de bu hayvanların suyun içine dışkılarını yapma eğilimleridir. Ortamında büyük veya küçük hangi kapla su koyarsanız koyun dışkısını gider içine yaparlar ve su kısa sürede kirlenir. Allahtan su ihtiyaçlarını sürekli yedikleri yaprak ve sebze meyvelerden sağladıkları için ve titiz oldukları için bu pis suyu içmezler. Ben genelde iguanalarımın terraryumlarına su kabını içmelerinden çok ortama rutubet vermesi ve içine tuvalet yapmaları için koyuyorum. Su içmeleri için testiden yapılmış güvercin suluklarından bulabilirseniz o zaman sadece su içme ve ortama rutubet verme işlevini yerine getirebilirsiniz. Bu sulukların su dolan haznesi küçük ve iguanaların üzerine çıkmasına engel olacak yapıdadır. Ama yinede tuvaletlerini yapacakları büyük bir su kabını ortamda bulundurmazsanız buraya da tuvalet yapmaya çalışacaklardır.

Sonuç olarak bir çoğunun yeşil kertenkele deyip geçtiği ve ülkemizde ne yazık ki sürüngen olması dışında başka hiçbir ortak özelliği olmayan bukalemunlarla sürekli karıştırılan bu özel hayvanlar gerçekten kendilerine özel duygu ve sosyal davranışlara sahiptirler. Onları beslerken bu özelliklerini tanımak benim için çok keyifliydi. Sizlerinde bu keyfi yaşadığını bilmek her zaman beni mutlu eder. İguanalarınız ile ilgili yaşadığınız güzel ve ilginç anılarınız ve fotoğraflarınızı paylaşmak için Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir e-posta adresine mail atabilirsiniz. Ya da Facebook sosyal paylaşım sitesinden benim listeme girip veya mavipet sayfasını bulup orada da benzer paylaşımlarınız yapabilirsiniz.

Bu arada merak edenler için iguanalarla ilgili kliniğimizde verilen hizmetlerin bazılarını aşağıda yazmak istedim:

*Tüm iguana hastalıkları için teşhis ve tedavi

*Özellikle iguanalarda felç,iguanalarda kemik problemleri, iguanalar röntgen vb teşhis yöntemleri ile doğru tedaviye gidilir.

*İguana iç parazit, iguana dış parazit tedavileri kliniğimizde uygun ilaçlarla yapılır.

*İguana davranışları, iguanalarda saldırganlık, iguanalarda evcilleştirme, iguanalarda eğitim konularında kliniğimizde gerekli bilgileri edinebilirsiniz.

*İguana terraryum ve iguana barınağı kurulması,igunalarda gerekli ısı dereceleri, igunalarda ışık, iguanalarda barınak boyutları, konularında da bilgi alabilirsiniz.,

* İguanalarda beslenme, iguana yavru beslenmesi,iguana besinleri, iguana vitamin, iguana kalsiyum ve diğer mineraller,iguanalara zararlı besinler konularında bilgi alabilirsiniz.

*İguananızın bizim tarafımızdan gerekli görüldüğü durumlarda kliniğimizde yoğun bakımda kalması ve tedavi sürecinde tüm tahlil, serum vb tedavilerinin yapılması mümkündür.

*Beslediğiniz iguananız için size uygun olan bir zamanda kliniğimizden randevu almak şartıyla iguananızı getirseniz hem iguananızın şu an ki durumu ile ilgili muayenesi yapılır ve kondisyon, gelişmesi değerlendirilir ayrıca beslenme,bakım ve barınak konusunda da bilgilendirme yapılır. Böylece hem şu ana kadar yaptıklarınızı tecrübeli bir uzman tarafından birlikte değerlendirmiş hem de hatalarınızı öğrenip düzeltme imkanı bulursunuz.

          

 

 

Doğadaki su kaplumbağaları kış uykusuna yatıyor, bizim evdeki yaramaz ne olacak?

    Doğadaki su kaplumbağaları kış uykusuna yatıyor, bizim evdeki yaramaz ne olacak?

 

     Bu dönem doğadaki su kaplumbağalarının yavaş yavaş kış uykusuna hazırlandıkları dönemdir. Soğuk kanlı dediğimiz sürüngen vb hayvanlar soğuk kış günlerinde kendi vücut ısılarını yükseltemedikleri için hareket edemez ve beslenemezler.  Bu dönemi, metabolizmalarını neredeyse hiç enerji harcamayacakları kadar düşürerek geçirirler ve böylece hayatta kalırlar.

     Evlerimizde yaşayan kaplumbağalar ise ortam hiç soğumadığı için kış uykusuna giremezler. Fakat ev ortamının ısısı kaplumbağamızın ne kış uykusuna girmesine neden olacak kadar soğuk ne de vücut ısısını yükseltip yeteri kadar yem tüketmesini sağlayacak kadar sıcak olmadığı için, tüm kış dönemini inanılmaz enerji kaybederek geçirirler. Bu şekilde bir kış geçiren bir kaplumbağa havaların ısınması ile metabolizmasının yükselmesine rağmen kaybettiği enerji nedeniyle şoka girer ve beslenemez. Kötü ve ölüme kadar gidebilecek bir uyku dönemine girer.

     Böyle bir olayın yaşanmaması için kaplumbağamızın kabını en az 20 cm yükseklikten infrared denen spot ampullerle sürekli ısıtmalıyız.

Su kaplumbağanız için en zorlu aylar

   Su kaplumbağanız için en zorlu aylar

 

       Bu dönem doğadaki su kaplumbağalarının yavaş yavaş kış uykusundan çıkmaya hazırlandıkları dönemdir. Soğuk kanlı dediğimiz sürüngen vb hayvanlar soğuk kış günlerinde kendi vücut ısılarını yükseltemedikleri için hareket edemez ve beslenemezler. Bu dönemi, metabolizmalarını neredeyse hiç enerji harcamayacakları kadar düşürerek geçirirler ve böylece hayatta kalırlar.

      Evlerimizde yaşayan kaplumbağalar ise ortam hiç soğumadığı için kış uykusuna giremezler. Fakat ev ortamının ısısı kaplumbağamızın ne kış uykusuna girmesine neden olacak kadar soğuk ne de vücut ısısını yükseltip yeteri kadar yem tüketmesini sağlayacak kadar sıcak olmadığı için, tüm kış dönemini inanılmaz enerji kaybederek geçirirler. Bu şekilde bir kış geçiren bir kaplumbağa havaların ısınması ile metabolizmasının yükselmesine rağmen kaybettiği enerji nedeniyle şoka girer ve beslenemez. Kötü ve ölüme kadar gidebilecek bir uyku dönemine girer.

      Böyle bir olayın yaşanmaması için kaplumbağamızın kabını en az 20 cm  yükseklikten infrared denen spot ampullerle sürekli ısıtmalıyız.

BritishCat_forweb Bulldog_forwebguinea11_forwebguinea12_forweb